Sıfır atık hareketi güllü dallı sunumlar yapmaktan ibaret değil

Belki mesleğimden ötürü, başımı nereye çevirsem sıfır atık hareketiyle ilgili bir şeyler görüyor ve bu konudaki övünmeleri hayretle izliyorum. İnsanlar adeta alternatif evrende bir sıfır atık hareketinin coşkusunu yaşıyorlar. Ancak bulunduğumuz çevrede, hatta daha açık konuşalım Türkiye’de sıfır atık hareketi falan yok.

Sıfır atık hareketi, yönetmelik yayımlamak veya sıfır atık hakkında sunum yapmaktan çok daha ötesi.

Söz konusu çevre olduğu zaman, yönetimler oynamayı beceremeyen gelin havasında ‘’yerim dar’’ gibisinden bahanelerle, bütün işi vatandaştan bekliyorlar. Vatandaş belediyeyi arasın, kapısının önüne atık kutusu istesin. Vatandaşı eğiteyim, çöpünü ayırsın.

Bilinçli vatandaşın eğitime falan ihtiyacı yok, bırakın artık ortalama insanı hakir görmeyi, siz atık ayrıştırmayı sıkıcı, çöp kutularından ibaret, renkli, güllü dallı sunumlarla yaymaya çalıştıkça bir yere varamazsınız.

Eee nasıl yapalım öyleyse?

Önce bir otorite üzerine düşeni yapsın mesela. Ben söylemeden kapımın önüne koysun 5–6 tane atık kutusunu. Desin ki, ayır kardeşim, eğer ayırırsan:

1- Benim kumbarama x pet şişe senin kumbarana x lira… misal yani.

2- Cam atık kutusuna yemek attın; sana ufak bir ceza…

Bunun başka yolları da var. Mesela nasıl dayattın naylon poşet bilmem kaç lira diye, aynı şekilde dağıtıcıya dayatsana. Desene geri dönüştürülebilir ambalaj kumbarası koy markete belli miktar getirene belli miktar indirim yap. Onlara da dayatsana lütfen böyle. Vatandaş da bu atık geri kazanmanın ekonomik kazanç olduğunu anlasın.

Vatandaş burada hep kaybederken nasıl bu harekete katılmasını bekliyorsun?

Hepsi bir kenara, bu atık geri kazanımı neden su meselesini umursamıyor.

Başkaları klimalarından gelen sulara kadar topluyor ki bunlar rastgele insanlar, çevre mühendisi değil, bu konuda uzman değil. Fakat bundan da bir kazanç sağlandığının bilincinde.

O bilinci nasıl kazanmış? Tecrübeyle elbette. Güllü dallı sunumla değil.

Artık şu geleneksel ve sıkıcı eğitim sisteminin değişmesi gerektiğinin farkına varalım önce. Kimse sabit ses tonunda akan, ne masala, ne belgesele benzeyen slayt geçişleriyle bir şeyler öğrenmiyor. Gerçekten buna gerek yok, bunu açıp internetten bulup herkes okur. Vatandaş senden daha akıllı.

Bu bilinç, atığın ekonomiye bireysel katkı olduğunu tecrübe ettirmekle yayılır ve gelişir.

Kuru kuru sunum yapıp kimseyi darlayıp durmayın.

Zaten etrafta normal çöp kutusunu bulmak zorken sıfır atık hareketi coşkusu yaşayıp da komik görünüyorsunuz.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ayşegül Yalvaç

Deniz kirliliği ve çevre teknolojileri konusunda çalışan bir çevre mühendisi. Çevre, bilim, sürdürülebilirlik konularında yazmanın yanı sıra doğa üstü ve fantastik öyküler uydurmayı seviyor. Profesyonel bir hayalperest ve dünyayı değiştirmenin peşinde.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Geri Dönüşüm, İklim Değişikliği
Bilim insanları uyardı: İnsanların ve böceklerin kaderi birbirine bağlı

Bilim insanları insanların ve böceklerin kaderlerinin birbirine bağlı olduğunu, rapor edilen böcek popülasyonu düşüşlerinin ise buzdağının sadece görünen kısmına işaret...

Kapat