Torba yasa ile doğal alanlar tehlikeye atılıyor : Hedefte yine meralar ve ormanlar var

TEMA Vakfı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen ve birçok kanunda değişiklik yapılmasını öngören Torba Kanun Tasarısı hakkında bir açıklama yayınlayarak yaşanan gelişmelerin kaygı verici olduğunu vurguladı.

Meclis’e sunulan 130 maddelik “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Meclis Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye devam ediyor. Bu hafta içerisinde ise, madencilik sektörü, belediye suyu ve atık su bedeli, kitle fonlaması, tüketicinin korunması, kişisel verilerin korunması gibi maddeler görüşülecek.

TEMA Vakfı kanun tasarısının özellikle 54, 55, 56, 61 ve 75. maddelerine dikkat çekiyor. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Kanun Tasarısı’nın yasalaşması durumunda doğaya zarar vermenin önünün açılabileceğini vurguladı.

ÇED kapsam dışı bırakılıyor

Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini ve katılımcılığı ortadan kaldıran 54’üncü, ormanlarda madenciliği teşvik eden 55’inci ve maden arama faaliyetlerini ÇED kapsamı dışında bırakan 56’ıncı maddeleri kaygı verici düzenlemeler içermekte.

54’üncü maddeye göre; ÇED işlemlerinin ve diğer izinlerin üç ay içerisinde tamamlanmaması durumunda, ÇED ve diğer izin başvuruları ile ilgili olumlu karar verilmiş sayılacak. Ayrıca, yine aynı maddede yer verilen “diğer izin başvuruları” ifadesi, hiçbir şart olmaksızın her türlü izni kapsadığından, yine üç ay içerisinde sürecin sonlandırılmaması durumunda, yatırımcının, orman, tarım, mera gibi alanlara yönelik olumlu görüş almış sayılmasına neden olacak.

TEMA Vakfı’na göre bu durum, üstün kamu yararı gereği korunması gereken bu alanları madencilik faaliyetlerinin doğurduğu olası zararlara karşı savunmasız bırakmakta. Aynı zamanda bu düzenleme idarenin çevresel kirliliği, çevresel zararları ve üçüncü kişilere verilecek zararları önleme görevini ortadan kaldırmakta. Bu durumun da anayasanın 56. maddesinin ruhuna ve Çevre Kanunu’nun kirliliği ve zararları önlemeye ilişkin ilkesine aykırı olduğu belirtiliyor.

Tasarının 56. maddesi ile “jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune almaya yönelik maden arama faaliyetleri de ÇED kapsamı dışında bırakılmakta. Özellikle bu faaliyetlerin doğal açıdan hassas ve değerli alanlarda yoğunlaştığı düşünülürse söz konusu düzenleme bu alanları maden arama faaliyetlerinin olası zararlarına karşı savunmasız hale getirmekte.

Ormanlık alanlar madenciliğe açılabilir

Kanun tasarısının 55. maddesi ise, orman alanlarında gerçekleştirilecek madencilik faaliyetleri için ilk on yılın bedelsiz olması öngörmekte. TEMA Vakfı, bu düzenleme ile orman alanlarında madencilik faaliyetlerinin teşvik edilmesinin, orman ekosistemi üzerindeki baskının artmasına neden olacağını belirtiyor.

Son 4 yılda yaklaşık 100 bin hektarlık bir alan madenciliğe tahsis edilmiş durumda. Kanunun yasalaşması halinde bu miktarın çok daha fazla bir şekilde artması bekleniyor.

Mevcut düzenlemeler altında ormanların korunması ile söz konusu madencilik faaliyetlerinin hangisinin uygulanmasında üstün kamu yararı olduğu dahi tartışılırken bu düzenlemenin orman alanlarında daha fazla madenciliği teşvik edecek şekilde yapılması üstün kamu yararına aykırı olarak değerlendirilmekte.

İtiraz süresi kısıtlanıyor

Tasarının 75’inci maddesi ise 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu’nda değişiklik yapılarak, endüstri bölgelerindeki imar ve parselasyon planlarının askı süresi bir hafta ile sınırlandırılmakta. Normalde 30 gün olan bu sürenin kısaltılması, vatandaşların planları inceleme ve itiraz etme haklarını daraltmakta.

TEMA Vakfı, bir haftalık sürede planlardan haberdar olunması ve kamu yararına uygun düşecek şekilde planların, gerektiğinde farklı uzmanlarca, çok geniş perspektiflerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirtiyor.

Hedefte yine meralar var

Bu kanun tasarısının belki de en ilginç noktası; Haziran ayında, “Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ile Mera Kanunu’nda yapılmak istenen ancak tasarıdan çıkarılan düzenlemenin geri getirmesi.

Bu düzenleme hayvancılık, toprak koruma, su üretimi ve biyolojik çeşitlilik bakımından büyük önemi olan mera alanlarını daraltıyor. Meraların endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler gibi kullanımlara tahsis edilmesi planlanıyor.

Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda geri çekilen bu düzenleme, yeni tasarıda da yer almamasına rağmen önergeyle yeni bir madde olarak komisyonda kabul edilmiş.

TEMA Vakfı, yıllık 15 milyon ton kaba yem ithalatı yapıldığı ve et fiyatlarının yükseldiği ülkemizde bu düzenlemeyi yararlı bulmadığını açıklıyor. TEMA Vakfı, Milli Tarım Projesi’nde hayvancılık önemli yer tutarken, getirilen değişiklikle, hayvanların beslenmesinde büyük rolü olan mera alanlarının daraltılmasını bir çelişki olarak görüyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarında 44 milyon hektarla ülke yüzölçümünün yüzde %56’sını oluşturan mera ve çayır alanları, 2014 yılı verilerine göre 14,6 milyon hektara inerek %19’a gerilemiş. TEMA Vakfı mera alanlarındaki bu ciddi gerilemenin, söz konusu tasarı ile çok daha artacağını öne sürüyor.

Bir defa durdurduk yeniden durdurabiliriz

Geçtiğimiz Haziran ayında, meralar ile ilgili hedeflerin gündeme gelmesinin ardından, muhalefet milletvekilleri, sanatçılar, yaşam savunucuları ve üreticilerinden gelen tepkilerin artması üzerine tasarı komisyona geri çekilmişti.

Şimdi de aynı şekilde, milletvekillerini arayarak sesimizi TBMM’ye duyurabilir ve torba kanundaki bu maddelerin geri çekilmesini talep edebiliriz.

Buradaki listeden milletvekillerinize ulaşıp, özellikle 54, 55, 56, 61 ve 75. maddelerin tasarıdan çıkarılmasını ve doğaya vereceği zararın önüne geçmelerini talep edebilirsiniz.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.

Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.

Yeşilist Patreon Destek Ol

Kaynak TEMA Vakfı
Önceki yazıyı okuyun:
ODTÜ’lüler çağırıyor: Ağaç Dikim Şenliği 5 Kasım’da Yalıncak’ta

ODTÜ'lüler herkesi 5 Kasım Pazar günü saat 14:00'te Yalıncak'a, ODTÜ Bozkırı'nı yeniden yeşertmeye çağırıyor.

Kapat