Yaşayan bahar

Geçtiğimiz günlerde New York Times’ta “How Species Save Our Lives” (Türler Nasıl Hayatımızı Kurtarıyor?) başlıklı harika bir yazı okudum. Bu yazı, tıp bilgimizin önemli bir kısmının doğa gözlemcileri sayesinde oluştuğunu söylüyordu. Ancak zaman içinde biz insanlar, hastalıklarımıza çareler bulundukça, hapları yutup iyileşmenin yolunu öğrenince, kendimizi doğadan ayırır olduk.

AfiIRI YA–IfiLARLA MANYAS G÷L‹íNDEK› SU SEV›YES›N›N Y‹KSELMES› D‹NYACA ‹NL‹ KUfiCENNET› M›LL› PARKIíNDAK› KUfi «Efi›D›N› ARTTIRDI 265 KUfi T‹R‹N‹N YAfiADI–I KUfiCENNET›íNDE G÷«MEN KUfiLAR KULU«KAYA YATIYORLAR

Halbuki bugün kullandığımız birçok ilacın ham maddesi doğadan geliyor. Doğada müthiş bir ekosistem var. Bu ekosistemin içinde akıllara zarar bir düzen ve uyum var. Bizim doğayı korumamız, kendi sürdürülebilirliğimiz açısından da çok önemli. İşte bu yüzden, doğaya daha çok çıkmalı, daha çok hayatımızın bir parçası yapmalı, daha çok gözlem yapmalıyız.

Bugün bir internet sitesine rastladım. Adı yaşayan bahar. “İlkbaharı kuşlarla keşfetmeye ne dersiniz?” diyor. Bu sayfaya bakınca geçen yıl ailecek ziyaret ettiğimiz Manyas Kuş Gölü aklıma geldi. En son çocukken geldiğim bu gözlem parkında son 25 senede hiçbir ilerleme görmemek içimi burkmuştu. O zaman üç buçuk yaşında olan kızım kuşları göremediği için çok üzülmüştü. Görevliler de çevredeki endüstriyelleşmeden dolayı eskisi kadar kuş gelmediğini söylemişlerdi. İçimiz buruk, Manyas’tan ayrılmıştık. Bugün bu sayfayı görünce çok sevindim. Kuşları gözlemlemek istiyorsanız, bu sayfadan kuş türlerini öğreniyor ve gördüğünüz türleri nerede gördüğünüzü ekleyebiliyorsunuz. Bu konuda Doğa Derneği‘nin yetkilileri de size yardımcı oluyorlar. Böylece gerek iklim değişikliği, gerek başka sebeplerden göç yolları değişen türleri, yeni kuş hareketlerini görebilirsiniz.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Hayvanlar, Kent, Topluluklar
Doğru nefes almayı biliyor musunuz?

Arham’la nefes terapisini ve Simyacının Değişim Nefesi çalışmasını konuştuk.

Kapat