Yüzde yüz organik pamuktan, cinsiyetsiz çocuk kıyafetleri üreten Little Yucca’nın yaratıcısı Seray Cengiz Sezer’le konuştuk

2011 yılında Yeşilist’in ilk yıllarında farklı doğa dostu ürünler ararken, moda sektöründe bir tasarım markası olan Boa’nın yaratıcılarından Seray’la tanışmıştım. Hem yarattığı markaya hem de o zamanlar ülkemizde tek olan bu girişime bayılmıştım. Seneler sonra Seray şimdi de Little Yucca ile müthiş bir çocuk markası yarattı. Hikâyesini paylaşmak istedik.

Seray, senin hikayeni ilk BOA markasıyla duymuştuk. O yıllarda, organik ürünlerin bir tasarım olarak var olmadığı bir dönemde sen böyle bir marka çıkarmıştın. BOA’dan Little Yucca’ya nasıl geldin?

Boa Studio’yu kuzenim Sena ile 2008 yılının başlarında kurmuştuk. Boa, sürdürülebilir kumaşlar kullanarak yetişkinlere yönelik günlük hayatlarının parçası olabilecek kıyafetler tasarlayan bir markaydı. O dönemde tekstilde sürdürülebilirlik, ülkemizde çok konuşulan bir konu değildi. Bu anlamda Türkiye’de ilk defa böyle bir konuyu gündeme getirmek bizim için heyecan vericiydi. Organik ürünler üretirken renklerden ve grafik detaylardan kaçmanın yersiz olduğunu vurguluyorduk.

İki buçuk yıl Sena’yla birlikte çok keyif alarak tasarım ve üretim yaptık. İşin tasarım tarafı daha çok Sena’daydı, bense üretim ve yaptıklarımızın insanlara ulaşmasından sorumluydum. Ancak 2010 yılının sonlarına doğru hem üretici sıkıntıları hem de kendi özel hayatlarımızda verdiğimiz bir takım kararlar sebebiyle yeni koleksiyon çıkarmamaya karar verdik. Sonrasında ben marka yönetimi ve pazarlama anlamında profesyonel olarak çalışmaya geri döndüm. 2016 yılında da oğlum Doğa’nın doğumunu takiben kendi markamı yaratmaya karar verdim.

Boa Studio’da tekstil üzerine edindiğim tecrübeler ve 10 yıllık marka yönetimi tecrübemi kullanarak Little Yucca’yı kurdum. Aslında Little Yucca birçok anlamda Boa’nın bir uzantısı ancak Boa’nın çizgisi Sena’nın çizimleriyle çok fazla örtüşüyordu. Bu marka için farklı ilüstratörlerle de işbirliği yapabilmek adına yeni bir marka adı buldum.

Markanızın adı çok ilginç. Nereden esinlendiniz?

Yaklaşık 10 yıldır ailemizle birlikte yaşayan bir yuka bitkimiz var. Bizimle birlikte dört ev değiştirdi. Her gittiğimiz yere ve her koşula uyum sağlamayı başaran, hızlı büyüyen, güçlü bir bitki yukamız. Şu an salonumuzun büyük bir bölümünü işgal ediyor tek başına ama evimizin vazgeçilmezi. Marka adını koyarken de ondan ilham aldık ve markamız da yukamız gibi sağlıkla büyüsün diye onun adını verdik.

Little Yucca nasıl bir marka ve annelerden nasıl geri dönüşler alıyorsun?

Little Yucca 0-5 yaş arası ufaklıklar için ilüstratörlerle beraber tasarlanmış kıyafetler üreten bir marka. Üretimde sadece %100 organik pamuk kullanıyoruz. Organik pamuk birçok ebeveyn için artık oldukça bilinen bir kumaş. Yurtdışında ise çocuk kıyafetleri söz konusu olduğunda neredeyse vazgeçilmez bir detay. Dolayısıyla ben markayı anlatırken organik olduğu kadar kendi farklılaşma noktası olan ilüstratörlerle yapılan işbirliklerini de öne çıkarıyorum. İşin güzel tarafı aldığım geri dönüşlerde de en çok bunu duyuyorum. Aynı zamanda yalın çizgileri olması ve cinsiyetsiz renkleri tercih etmemiz de Little Yucca’nın sevilen başka özellikleri.

Ben kendim Little Yucca’yı kurduğumda taze bir anne olduğum için her bir parçanın kolay giydirilebilir olmasına ve çocuğun içinde rahat edilebileceği özelliklerde olmasına çok dikkat ettim. Mesela Little Yucca ürünlerinin hiçbirinin içerisinde cildi rahatsız edecek takma etiket bulunmaz. Ürün detayları baskı olarak basılır. Bu belki üretimi biraz daha zahmetli hale getiriyor ama bence çok önemli bir detay. Çünkü herkes bilir ki çoğu anne veya baba çocuğuna aldığı kıyafetlerin öncelikle etiketlerini kesmekle uğraşıyor. Bu tip ufak detaylar bir markayı daha kıymetli hale getiriyor diye düşünüyorum.

Neden organik pamuk kullanmayı tercih ettin?

Bana sorarsanız herhangi bir şey üretirken çevresel faktörleri, çocuklar için bir şeyler üretirken de onların sağlığını ve rahatını düşünmek durumundasınız. Bu ikisinin birleştiği nokta benim için organik pamuk oldu. Sürdürülebilirlik açısından heyecan verici birçok üretim şekli olabilir, geri dönüştürülmüş materyaller de çok ilgimi çekiyordu. Fakat bir çocuğun, özellikle de bir bebeğin cildine değen dokunun nefes alabilir bir kumaş olması çok önemli. Bu nedenle ben çocukların tenine değen ürünlerde tüm üretimi organik pamuğun içerikteki oranı %100 olacak şekilde yapıyorum. Bunu sağlayamayacağım modellere hiç girmiyorum. Mesela çok soruluyor, tayt bebek ve çocuk giyimde çok kullanışlı bir model olmasına rağmen koleksiyona hiç giremedi. Çünkü %3-5 de olsa elastan koymazsanız taytın fonksiyonelliği kalmaz. %100 organik pamuk detayı Little Yucca’nın giyim tarafında vazgeçilmezlerinden biri ve ben bundan fedakarlık etmek hiç istemedim.

Senin kullandığın ambalaj da çok özel. Biraz bunun hikâyesini anlatır mısın?
‘Yeşil’ bir marka olmaya giden yolda düşünmemiz gereken çok fazla detay var aslında. Markanın birinci yılından itibaren ben bu detaylara özen göstermeye başladım. Tüm tekstil ürünleri üretim yerlerinden çıkarken tekli plastik ambalajlara konur. Toz ve lekeyi engellemek için bu şart. 2.000 adetlik bir üretim 2.000 adet plastik torba demek. Bu plastik torbaları genelde son kullanıcı görmez tabii ama mağazalara bu şekilde iletilmek zorunda. Ben bu torbalarda da tercihimi ‘bio-degradable’ ambalajdan yana kullandım, hepsinin özel sertifikası var. Zamanla hediye kutularından da vazgeçeceğim. Şu anda farklı alternatifleri değerlendiriyorum. Ayrıca kumaş atıklarına dair de bir proje üretmek istiyorum.

Çocuğuna sağlıklı ürünler giydirmek isteyen annelere ne gibi tavsiyelerin olur?
Etiket okusunlar! Artık bu konuda bilinç gerçekten çok arttı aslında. ‘Güzel durur’ ya da ‘sıcak tutar’ diye düşündüğünüz bir parçanın sentetik olma ihtimalini hep aklın ucunda tutmakta fayda var. Bu kumaşların insana ve çevreye sayısız zararı bulunuyor. Ayrıca organik ürünler söz konusu olduğunda sertifikasyona da dikkat etmek gerekiyor. GOTS, tekstil alanında kontrol edilmesi gereken sertifikadır ve kumaşın ya da ürünün gerçekten organik olup olmadığını gösterir.

Bu hafta yapılacak çekilişimize katılan Yeşilist okuyucularından iki kişi yüzde yüz organik pamuktan 80×100 cm ölçülerinde çift katlı battaniye ve 0-6 ay bebeklere uygun şapka kazanma şansına sahip olacak.

Katılmak için yapmanız gerekenler:

#1 Yeşilist ve Little Yucca instagram hesaplarını takip edin.

#2 Instagram’daki çekiliş gönderisini beğenin.

#3 Hangi rengi daha çok beğendiniz? Buz mavisini mi mercan rengini mi? İki arkadaşınızı da etiketleyerek instagram gönderisinin altına yorum olarak yazın.

Kampanyaya katılım 26 Ekim Cuma günü 12:00’de sona erecek, kazanan okuyucumuz aynı gün 16:00’da açıklanacaktır. Herkese bol şans!

 



Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.