4 bitkisel süt tarifi

Tam zamanlı bir vegan, laktoz intoleransı olan bir kişi, ya da basit bir günlük değişik yapmak isteyen birey olarak bitkisel sütü tercih ediyor olabiliriz. Bu tercihimizi yaparken, hem en doğalını tercih etmek hem de en sağlıklısını bulma arayışımız ise her geçen gün devam ediyor. Bu konuyu inceleyerek sizin için tarifi en kolay 4 bitkisel süt tarifini ve farklarını derledik.

TIKLAYIN: Mutlaka tanışmanız gereken 7 bitkisel protein kaynağı

#1 Soya sütü

En popüler bitki sütü olan soya sütünü birçok süpermarkette veya restoranda bulabilirsiniz. Soya çok tartışmalı bir besin, sağlığımız üzerinde iyi bir etkiye sahip olduğunu gösteren çalışmalar varken diğer taraftan sağlıksız olabileceğini kanıtlayan çalışmalar da mevcut. Ama yine de en kolay ulaşılabilir ve evde üretilebilen bitkisel süt olması sebebiyle oldukça tercih ediliyor.

Malzemeler

1/2 fincan sarı soya fasulyesi (80 gr)

4 su bardağı su (1 litre)

Ev yapımı vanilya özü veya bir çay kaşığı vanilya (isteğe bağlı)

4 hurma (isteğe bağlı)

Soya fasulyelerini en az 12 saat boyunca suya batırın. Soya fasulyelerini süzün ve dış derileri çıkarın. Soya fasulyelerini iyice karışana ve neredeyse pürüzsüz hale gelene kadar 3 bardak suyla (750 ml) karıştırın.Harmanlanmış karışımı bir tülbent, peçete veya süzgeç kullanarak süzün. Karışımı bir tencereye dökün, 1 bardak su ekleyin (250 ml). Tencereyi ocakta yüksek ateşe yerleştirin ve kaynatın. Karıştırın ve köpürtün. 20 dakika boyunca ara sıra karıştırarak orta ateşte pişirin. Soya sütünü soğumaya bırakın. Vanilya veya hurma gibi başka malzemeler ekleyebilirsiniz. Gerekirse sütünüzü karıştırın. Soya sütünü buzdolabında kapalı bir kapta dört veya beş gün saklayabilirsiniz.

#2 Badem sütü

Badem sütü en sevilen bitki bazlı sütlerden biri olmakla birlikte görece ucuz ve hazırlanmasının ise oldukça kolay olduğunu söyleyebiliriz. Badem sütü diğer bitkisel sütlere göre daha hafiftir ve kolesterol oranı daha düşüktür, bu nedenle diyet yapıyorsanız da iyi bir seçenek olarak kabul edilebilir. Kalsiyum konusunda endişeleniyorsanız, iyi haberi hemen verelim, bademlerde inek sütünden bile daha fazla kalsiyum var!

Malzemeler

3/4 su bardağı çiğ badem (100 gr)

4 hurma

2 su bardağı su (500 ml)

Bademleri gece boyunca suda bekletin. Suyunu süzüp, durulayın ve soyun.

Bademleri, hurmaları ve suyu iyice karışana kadar çırpın. Bir tülbent veya süzgeç kullanarak karıştırılmış badem karışımını süzün ve badem sütünüz hazır! Badem sütünü buzdolabında kapalı bir kapta üç veya dört gün saklayabilirsiniz.

#3 Yulaf sütü

İçinde doymuş yağ bulunmayan yulaf sütü, fincan başına beş gram protein içeriyor. Yulaf sütü doğal olarak tatlıdır, kek ve kurabiye gibi unlu mamuller için mükemmel bir hammade olarak görebiliriz.

Malzemeler:

1 su bardağı haddelenmiş veya ince çekilmiş yulaf (100 gr)

Sütünüzün kalınlığına bağlı olarak 3-4 bardak su (750 ml – 1 l)

Yulafları en az 30 dakika suda bekletebilirsiniz, sanılanın aksine bütün gece bekletilmesine gerek yok. Sonrasında, ıslatma suyunu süzün. Yulafları 3 ila 4 bardak temiz suyla (750 ml ila 1 litre) karıştırın. Bir tülbent, süzgeç, peçete veya somun süt torbası kullanarak sütü süzün.

Buzdolabında kapalı bir kapta 5 güne kadar saklayabilirsiniz.

#4 Hindistan cevizi sütü

Bu süt yemek pişirmek için, özellikle de Asya tarifleri için mükemmel olarak değerlendiriliyor. Diğer süt kullanılan tariflere de çok yakıştığını söyleyebiliriz. Hindistan cevizi lezzetini seviyorsanız kesinlikle bu kremalı süte şans verebilirsiniz.

Malzemeler:

4 su bardağı hindistan cevizi suyu veya su (1 litre)

1 su bardağı hindistan cevizi (200 gram)

Kıyılmış taze hindistan cevizi ve suyu iyice karışana ve neredeyse pürüzsüz hale gelinceye kadar karıştırın. Hindistan cevizi sütünü bir tülbent veya süzgeç kullanarak süzün.

Hindistan cevizi sütünü buzdolabında kapalı bir kapta üç veya dört gün saklayabilirsiniz.

Kaynaklar:

The Spruce Eats
Choose Veg
Simple Vegan
Simple Vegan



Sinem Uğurdağ

Istanbul’da başlayan hayat yolculuğum farklı kıtalarda yaşadığım uzun soluklu deneyimlerle birlikte tüm heyecanıyla devam ediyor. Yoga, kamp, fotoğraf, müzik festivalleri ve yemek yapmak vazgeçemediğim ve nerede olursam olayım hayatıma renk katan ilgi alanlarım. Bunların yanı sıra, doğayla ilişkimi her geçen gün daha da güçlendiriyorum; farklı coğrafyaları gözlemledikçe dünyamızın tabiatına hayranlığım artıyor. Herkesin önce kendi bedenine sonra etrafındaki canlılara karşı sorumlu olduğuna ve bunun bilincinde olan her bireyin farkındalık yaratması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.