Kadın olmadan toplantı olmaz!

Bu fotoğrafta sizi rahatsız eden birşey var mı? Beni çok rahatsız eden bir şey var. Hem de çok. Buradaki panelistlerin hepsinin erkek olması. Günümüzde kadınlar en az erkekler kadar, bazen hatta onlardan da daha çok konularında bilgili, tecrübeli ve deneyim sahibiler. Bu çağda halen kadınsız paneller ve toplantıların yapılmasını şaşırtıcı buluyorum. Hemen her konuda bir veya birkaç uzman kadın bulmak mümkün. Eminim bunu benim gibi dert eden başka kadınlar vardır. Peki erkekler?

Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi Barış Gençer Baykan, ne zaman linkedin’de bir kadınsız panel paylaşımı görse hemen panele şu soruyu yöneltiyor: “Kadın konuşmacılar da davetli miydi?” Kişisel blog’unda yazmış,  “01 Ekim 2017 ile  08 Haziran 2022 arası düzenlenen 957 kadınsız etkinlik var”. Günümüzde bir kadın olarak, kadınsız bir panel nasıl olabilir kesinlikle anlamıyorum. Barış’tan başka da bu konuda bu meseleye ses çıkaran bir erkek tanıdığım da yok. Bir erkek neden bu konuyu irdelemeye kalkar? Ne düşünür? Bir erkek gözüyle neler görünüyor diye merak ettim ve Barış’la bir söyleşi yaptım. (Panellerin kadınsız olmasına başka erkek arkadaşlarımın da önem vermesini beklemekle beraber, çağırıldıkları panellerde neden kadın yok diye sormayan arkadaşlarımdan ve kendi eşimden de bunu sorgulamalarını bekliyorum.)

A panel discussion at the Partnering for Green Growth Summit in Copenhagen last month

Ergem: Uzun süredir sosyal medya üzerinden ve kendi blogunda kadınsız toplantılara işaret ediyorsun. Neden bu konuyu önemsiyorsun?

Barış: Eşitsizliğe rastlamak her alanda mümkün. Her gün düzenlenen bilimsel veya popüler toplantılar ekranda önümde düşerken bunun aslında sistematik bir sorun olduğunu idrak ettim. Bir toplantı düzenlenirken fark etmeden sadece erkek konuşmacıları davet etmenin ötesinde yerleşik kalıplar var. Kadınsız toplantılar bunun sonucu. Kurumlardaki erkek egemen yapı bunu üretiyor. Yönetim katının kadınlara kapatılması, uzmanlıklarının hiçe sayılması, kurumları temsil etmenin erkeklerin tekelinde olması dışarıya yönelik toplantılarda kimlerin konuşmacı olacağını belirliyor.

Kadınsız toplantıları hedef gösterdiğinde bu toplantıları organize eden kurum veya kişilerden negatif ya da olumlu dönüşler aldın mı?

Liste tutarken bir yandan da etkinliği düzenleyen kurum veya kişilere sosyal medya üzerinden toplantıya kadın uzmanların davet edip edilmediğini soruyorum. Vakaların yarısında sessizlikle karşılaşıyorum. Cevap verenlerin bir kısmı etkinliklerini veya kurumlarını sabote etmek istediğimi, başka bir amacım olduğunu, cinsiyete değil liyakata önem verdiklerini söylüyorlar. Konuyu önemsediklerini ve bundan sonra dikkat edeceklerini söyleyenlere maalesef daha az oranda denk geliyorum.

Kadınsız toplantılara sen işaret ediyorsun ama bu konuda çalışan kadınları görmüyoruz sence neden? Ya da başka kimler bu alanda aktifler? Haksızlık etmeyelim.

Fikri ortaya atan ve kadınsız toplantıları 2015’te derlemeye başlayan Finlandiya Tampere Üniversitesi’nden feminist araştırmacı Dr. Saara Särmä ( http://allmalepanels.tumblr.com). Ben ondan ilham aldım. Türkiye’de Dış Politikada Kadınlar İnisiyatifi, konferanslarda cinsiyet eşitliğini geliştirmek için bir rehber hazırladı. (http://wfp14.org/esitlik-rehberi). Kurumlara ve konuşmacılar yönelik önemli tavsiyeler içeriyor.

Bir erkeğin kadın haklarını savunması bazı insanlara garip gelebilir. Kişisel olarak tepki aldığın oluyor mu? Senin eklemek istediğin bir nokta olur mu?

Bu sorun kadınların değil erkeklerin sorunu. Üzülerek söylüyorum -ki birçok insan bunu bana ifade etti- bir erkeğin kadınsız toplantıları derliyor olması işin etkisini artırıyor. Kurumlara eşitlik politikaları geliştirmeleri konusunda daha çok baskı yapmamız lazım. Kadınsız toplantılar işin sadece bir parçası ama güzel yanı ipin ucunu buradan çekebiliriz. Neden kadınsız toplantı düzenliyorsunuz sorusu toplumsal cinsiyet rollerini görünür kılmak ve eşitliğe doğru adımlar atabilmek için bir araç. Twitter’da https://twitter.com/kadinsizcetele hesabından günün kadınsız toplantısını paylaşıyorum.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Daha fazla Banner Right Side, Hayat, Kent, Topluluklar
Green Drinks: Sürdürülebilir Moda

16 Haziran 2022, Perşembe, 20:00-21:00 Türkiye Tekstil Araştırmaları Organizasyonu & Yeşilist Zoom – Katılım ücretsizdir – Süre: 60 dk Buraya

Kapat