Şişelenmiş su seçerken dikkat etmeniz gereken 5 şey

 

Su kaynaklarının verimli kullanılmaması, kaynakların ticarileştirilmesi, iyi planlanmamış su kaynakları yönetimi, içilebilir temiz su temininin yani musluk suyunu içemememizin başlıca nedenleridir. Bu durum tüketicileri yıllardır şişelenmiş suya mahkum etmiş bir sistem halini aldı.

TIKLAYIN: Türkiye’nin şebeke suyu hakkında 8 gerçek

Musluk suyu aslında, kimyasal proseslerden geçmiş ve filtre edilmiş yeraltı suyudur. Ancak mevcut yeraltı suyu kaynaklarının kirlilik içeriği, suyun geçtiği sistemlerin zamana uygun olmaması ve eskiliği yeraltı sularının hanelere sağlanmasını engellemektedir.

Tüketicilere şişelenmiş su sağlayan firmalar, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılırlar. Firmalar Sağlık Bakanlığı tarafından senede bir denetlenir. Her üç ayda bir de İl Sağlık Müdürlüğü tarafından denetlenirler ve uygunsuzluk durumunda kapatılırlar.

Firmalar, şişelenmiş suların içeriği hakkında bilgiyi tüketici ile ambalaj etiketinde paylaşır, burada belirlenen değerler İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kontrol edilir. Her şey uygunsa, şişelenmiş su piyasaya sürülür.

Doğal kaynak sularından, artezyen sularına kadar çeşit çeşit şişelenmiş su alternatifi var. Şişelenmiş su tedarik eden birçok firmanın varlığı da seçim yaparken kafa karışıklığına neden olan bir durum. Ancak bu kadar seçenek arasından, sağlığımız için en uygun ürünü seçmek 4 adımda mümkün.

#1 Doğru şişeyi seçin

Aşırı plastik kullanımı ekosistemde, özellikle de deniz çevresinde büyük sıkıntılara yol açıyor. Bu nedenle şişelenmiş suyu seçerken ilk adım şişeyi seçmektir. Bu şekilde, çevre için büyük problem olan plastik kullanımına dâhil olmazsınız. Aslında, musluktan akan suyunu evde yıkayıp tekrar tekrar kullandığımız bardaklarla tüketmek çevre için yapabileceğimiz en faydalı işlerden biridir fakat şişelenmiş suya ihtiyaç duyulduğunda en azından cam şişelerdeki suyu tercih edersek, çevre ve sağlığımız için doğru olanı yapmış oluruz.

#2 Fiziksel özelliklerine dikkat edin

Öncelikle dikkat etmemiz gereken şey suyun rengi. Şişe içerisindeki su berrak olmalı, herhangi bir renge yönelme belirtisi göstermemeli ve bulanık olmamalıdır. Kapağına dikkat edin, açılmış olabilir mi? Özellikle dışarıda ayaküstü satın aldığınız suların kapağını açmakta zorlandığınızda bu zorluğu kendinize bir ipucu olarak algılayabilirsiniz. Firmalar, kapağı açılmayacak şekilde piyasaya su sunuyor olsa bile, abartılı bir şekilde zorlanmanız, boş ambalajın bilmediğiniz bir kaynaktan doldurulup kapağı abartılı sıkıldıktan sonra tekrar piyasaya sürüldüğünün belirtisi olabilir.

#3 Etiketi inceleyin

Sağlık Bakanlığı’nın izni ile üretim yapan şişelenmiş su tedarikçileri, suyu, suyun ambalajı üzerinde tüketicinin ihtiyacı olan bilgilerin bulunduğu etiketi ile piyasaya sunar. Bu etiket üzerinde ruhsat numarası ve tarihi bulunur. Buna dikkat ediniz. Şişelenmiş suyun kaynağının adı da bu etiket üzerinde bulunacaktır böylece suyun nereden geldiği ve ne tür bir kaynağı olduğunu da görebilirsiniz.

Kaynak sularının kaynağı tatlı sulardır, bu sular şişelenmeden önce filtrelenir. Yeraltı suları ise arıtma işlemi görür. Doğal mineralli sular ise mineraller bakımından zengin ancak fiziksel ve biyolojik işlem görmüş sulardır. Türkiye’de en çok tercih edilen tatlı su kaynaklarından elde edilmiş sulardır, doğal mineralli suların kaynak sularına tercih edilmesi, mineral içeriğine bağlıdır. Ancak genel anlamda, mineral bakımından zengin sular sağlık açısından faydalıdır. Çünkü mineralli sular, günlük belirli miktarda alınması gereken mineral ihtiyacını karşılamada önemlidir.

Ayrıca minerallerin de cilt güzelliğinde vitaminler kadar önemli olduğunu göz önünde bulundurursak, cilt sağlığı, güzelliği ve parlaklığı açısından mineralli su tüketmek faydalıdır fakat yukarıda da belirtildiği gibi, içerik çok önemlidir.

#4 Tadına bakın

Yukarıdaki aşamalardan sonra, seçeneklerden birini deneyin. Tadına bakarak hangisinin sizin için tercih edilebilir olacağına karar verin. Tüm şişelenmiş suların ambalajları, aromaları, tatları, içerikleri birbirinden farklıdır. Ayrıca bu suların gördükleri işlem de farklıdır, burada yine kaynak önemlidir. Kaynak ne kadar temiz ise su o kadar az işlem görecektir. Suyun fazla işlem görmesi, vitamin ve mineral içeriğinde değişikliğe neden olur. Bu durum suyun kalitesi ile birlikte suyun tadını da etkiler. Buradan yola çıkarak, rahat içilebilir ve size lezzetli gelen suyu seçebilirsiniz çünkü kimyasal işlem suyun tadını olumsuz etkileyecektir.

#5 Markanın etik ilkelerini göz önünde bulundurun

Bir markayı satın aldığınız zaman, inançlarınızdan, duruşunuzdan ve değerlerinizden ödün verdiğini hissetmemelisiniz. Örneğin, çevre dostu ürünler arıyorsanız, plastik şişelerden uzak durun ve seçiminizle ilgili daha iyi hissetmek adına cam ambalajı olan suları seçin. Eğer adil ticarete önem veriyorsanız, markanın bu konuda negatif tepkilere maruz kalıp kalmadığını araştırın. Tüm bunları göz önünde bulundurarak beş adımda içinize sinen bir şişelenmiş su seçebilirsiniz.

Önceki yazıyı okuyun:
Okyanustaki plastik sorununu bu 5 soruya cevap vermeden çözemeyiz

Okyanustaki plastik problemi giderek büyümeye devam ediyor ama aynı zamanda uluslararası çevre hareketi de bu konuya daha çok odaklanmış durumda....

Kapat