Varoluşa teşekkür

Body&Minds Turkey kurucusu Pınar Göktürk’le yoga ve pilatesin ona ne ifade ettiğini, insanı hem ruhen hem de fiziki olarak ne kadar geliştirdiğini; yoga ve yenilenme tatilleri ile gelecek planları hakkında konuştuk.

Yoga ve pilates ile nasıl tanıştınız, nasıl girdiler hayatınıza? Yoga ve pilates yepyeni bir başlangıç mı oldu sizin için?

Yoga ile ilk tanışmam öğrenciliğimin bir bölümünü geçirdiğim İngiltere’de 1995 yılında oldu. O dönemde farklı stilleri deneyimleme şansım olmuştu. Türkiye’ye döndükten sonraki 10 yıl yoğun çalışma temposu ve şehrin karmaşası içerisinde bu anlamda herhangi bir çalışma yapmadım. Basın, halkla ilişkiler ve organizasyon konularında çeşitli şirketlerde farklı pozisyonlarda tabir-i caizse ‘tayyörlü iş kadını’ olarak uzun süre çalıştıktan sonra tüketicisi olduğum doğal bakım ürünlerini ürettiğim ve Asmalımescit’teki mağazamda sattığım Defne Doğa Bakım Ürünleri markasını yarattım. Ancak ticaret hayatının zorlukları yaşam kalitemi ve sağlığımı oldukça bozuk bir noktaya getirdi. Bağışıklık sistemimin düşmesi ile sürekli antibiyotik ilaçlar kullanan biri haline geldim. Bu dönemde çok sevgili arkadaşım Rengin Aratan’ın tavsiyesi ve teşvikiyle Swami Dhyan Arham’ın nefes ve meditasyon çalışmalarına katılmaya başladım. Çok kısa bir sürede genel sağlığımda mucizevi bir değişim oldu. Daha neşeli bir insan haline geldim. Sonrasında yoga ve meditasyonla ile olan ilişkimi derinleştirdim. Bilgisine, kalbine ve yogaya duyduğu aşka sonsuz güvendiğim hocam Dilek Üner’den yoga ve pilates eğitmenliği eğitimi aldım. Ticaretle ilişkimi sonlandırarak Dilek Üner’in sahibi olduğu Open Yoga’da Hatha Yoga ve Mat pilates dersleri vermeye başladım.

Ben yogayı varoluşa teşekkür etmenin bir yolu olarak görüyorum. Üç yıldır bu şükranı derslerimde öğrencilerimle paylaşıyorum. Halen İstanbul ve Bodrum’da pek çok kurum, kişi, otel ve yabancı elçilikte yoga ve mat pilates dersleri vermeye devam etmekteyim. Ayrıca kurucusu olduğum Body&Mind Events Turkey oluşumuyla uluslararası yoga, meditasyon, pilates ve kişisel gelişim etkinliklerini organize etmekteyim.

Bildiğimiz kadarıyla yılın bir kısmını Bodrum’da geçiriyorsunuz. Şehir hayatından bunalıp bu tarz yaşam süren kişilerin sayısı giderek artıyor. Peki neden Bodrum? Sizi bir başka sayfiye yerine değil de Bodrum’a iten neydi?

Öncelikle doğa ve iklim. Ege iklimi beni daha enerjik, dinamik kılıyor. Ege’de geçirdiğim zamanlarda kendimi çok daha yaratıcı ve farkında hissediyorum. Bodrum dünyada ender rastlanan bir doğaya sahip. Bodrum’un en önemli bir diğer özelliği şehre dair özlediğiniz her şeye ulaşabilme imkânının yakınlarda bulunması. Şehrin bizi alıştırdığı ve hayat tarzımızın parçası haline gelen alışkanlıklarımız var. Burada hem bunlara ulaşıp hem de doğayı, sükûneti yaşama içsel yolculuğu derinleştirme şansını buluyorum.

Bodrum’a daha fazla zaman ayırma kararım başlangıçta pek çok kişi tarafından ‘erken’ bulundu. Genel davranış biçimi üretken olabileceğiniz yılları şehirde geçirip sayfiyede mutlu emeklilik yaşamak yönünde. Ancak bu anlayış teknolojinin bize sunduğu imkânlarla büyük ölçüde değişmiş durumda. Gelişen teknolojiyle dünyanın her yerine her an ulaşabiliyorsunuz. Benim bir diğer şansım yoga ve pilates eğitmenliğinin dünya üzerinde her yerde yapılabilecek bir iş olması.

Yakın gelecekte ya da ileride şehir hayatından tamamen vazgeçip, az nüfuslu, yeşili-mavisi daha bol bir yere yerleşmeyi düşünüyor musunuz?

Şu anda Bodrum Gündoğan Köyü’ndeki evimde çok daha fazla zaman geçiriyorum. Denizin kıyısında olmak, sabahları sadece kuşların, rüzgarın ve dalgaların sesiyle uyanmak, çiçek kokuları arasında yoga yapmak inanılmaz bir deneyim. Şehir yaşantısından tamamen uzaklaşmak ya da ona sırtını dönmek bana biraz “kaçmak” gibi geliyor. Aslolan şehirde ya da kırda kalpten yaşamayı başarmak ve dış etkenlerin yıpratıcılığına karşı farkındalığı koruyabilmek. Kentle bağımı tam olarak koparmayı bu anlamda istemem. Çünkü yaşamın her yüzünün kendimle ilgili başka bir şeyi bana hatırlattığını görmekten keyif alan biriyim. Şehir ve köyde geçirilen zamanlar açısından yüzde değişecektir. Şu anda ağırlık köy yönündeJ

Yoga ve genel olarak meditasyon teknikleri bedenin yanı sıra ruha da hitap eden disiplinler. Benimsediğiniz bir Uzakdoğu felsefesi ya da farklı bir motivasyonunuz var mı?

Yoga ve meditasyonun bana yaşattığı açılım gerçekten inanılmaz. Benim hayatıma en büyük katkısı hayallerimi gerçeğe dönüştürebilme gücünü bana vermesidir diyebilirim. Kendi bedenimde ve ruhumdaki açılma benim insanlarla ve doğayla olan ilişkilerime de ayna tuttu. Yoganın olmadığı dönemde iş ve özel hayatımdaki pek çok tepkimin ve kararımın korkularımdan ya da egomdan geldiğini fark etmiş olmak bugünkü hayatımı çok daha kalpten yaşamama imkân veriyor. Daha hafif, daha neşeli ve daha dürüst bir hayat da diyebiliriz. Farkına varmak çok zor. Meşakkatli ve dikenli bir yol ama elde edilen sonuçlar mucize denebilecek kadar muthiş. Doğu bilgeliğine sonsuz bir saygı ve sevgi duyuyorum ve bu yolda eserler yaratan, insanlığa aydınlığını aktaran kişilerin hepsine şükranım sonsuz ama kişilik olarak bir guruya, inanca yada düşünceye ait olma fikrine çok yakın değilim. Bilgelik ve samimiyet içeren pek çok kaynaktan besleniyorum. Verdiğim dersler dışında kendi pratiğim olan yoga ve nefes çalışmaları,uyguladığım dinamik meditasyon teknikleri benim en önemli motivasyon kaynağım.

Body&Minds Turkey nasıl bir oluşum, neler yapıyorsunuz bu çatı altında biraz bahseder misiniz?

Body& Mind Events Turkey ulusal ve uluslararası bazda yoga, meditasyon ve kişisel gelişim çalışmaları yapan konusunda uzman eğitmenleri bu konulara ilgi duyan ve eğitim almak isteyen ya da eğitimini derinleştirmeye karar verenlerle ‘tatil’ anlayışı içinde buluşturan bir platform. Ben ve benim gibi kişisel gelişime gönül vermiş öğrenci ve eğitmenlerin ihtiyacından ortaya çıkan bir oluşum. İstanbul’da yoga ve pilates eğitmenliği yaptığım üç yıl boyunca pek çok öğrencimden tatillerine yoga ve meditasyonu sokmayı istediklerini ancak bunu gerçekleştirecek alanlar bulmakta zorlandıklarını işitiyordum. Yine pek çok eğitmen arkadaşım da çalışmalarını 3-4 günlük kamplar halinde sunmak istediklerini ancak işin organizasyon kısmının başka bir profesyonellik gerektirdiğini düşündükleri için çalışma düzenlemeyi ertelediklerini anlatıyorlardı. Dünyada bu anlamda çok gelişmiş çalışmaların var olduğunu gördüğümde bu konsepti Türkiye’ye de taşımanın zamanının geldiğini fark ettim. Geçmiş iş tecrübelerimde halkla ilişkiler ve organizasyon var. İki profesyonel deneyimimi bir araya getirerek farklı ihtiyaçlara yönelik “retreat tatilleri” organize etmeye başladım. Tatillerin yapılacağı mekânları seçmek işin en meşakkatli kısımlarından biriydi. Mekânın çalışmaları yapmaya uygun olması, doğayla entegrasyonu bizim için çok önemliydi. Bu anlamda Bodrum’la olan bağım bana çok yardımcı oldu. Gönül ve kafa yapısı olarak bize kucak açan girişimci butik otellerden aldığım destekle çalışmalarımızı gerçekleştirmeye başladık.

Body& Mind Events Turkey etkinlikleri her yaş grubundan, her seviyedeki kişiye hitap ediyor. Nisan ayında Ezgi Sorman’la gerçekleştireceğimiz meditasyon etkinliği meditasyonu hayatının bir parçası haline getirmek isteyenler için ideal. Hemen ardından düzenlenecek olan Arham’la ‘Simyacının Değişim Nefesi’ çalışması hayatın getirdiği stresle doğru nefes alıp vererek başa çıkmak isteyenler için eşsiz bir deneyim. Mayıs ayında Sine ve Aidan Love’ın yapacakları ‘Iyengar Yoga’ kampı, benim gerçekleştireceğim ‘Pilates Express Yenilenme Tatili’ bedeninin sınırlarını keşfetmek ve kilo vermek isteyenler için. İsviçreli usta Max Weier’le Qui Gong Enerji çalışması 19 Mayısta. ‘Reiki’ ile tanışmak isteyenler için Serap Teğmen’nin eğitimini, bedensel rahatsızlıklarına tıbbı destekleyici alternatif bir çözüm arayanlara ise Başak Yüksel’le ‘Yoga Terapi’ tatilini tavsiye ediyorum. Ekim ayında 3-6 yaş arası çocukları ile yoga tatili yapmak isteyen anneler ‘Anne-Çocuk Yogası’ kampımıza katılabilirler. Çalışmalarla ilgili detaylı bilgileri www.bodyanmindeventsturkey.com web sitesinde bulabilirsiniz.

Ziyaretçilerinizin hem yoga hem de tatil fikrine yaklaşımları nasıl oluyor? Size gelirken beklentileri ne oluyor, tatil sonunda ne gibi duygularla ayrılıyorlar yanınızdan?

Klasik tatil anlayışında beden de ruh da yeteri kadar dinlenme şansına sahip olamıyor. Bol yemekli bol içkili tatiller ya da çeşitli animasyon alternatifleri içeren tatil köyü anlayışının dışında bir tatil yaşayıp eğlenirken bir yandan da ruhunu iyileştirmek isteyenler için ‘retreat tatili’ yepyeni bir alternatif.

Retreat tatili yapmak isteyenlerin büyük bir kısmı hayatlarına yogayı, meditasyonu ve kişisel gelişim çalışmalarını katmış olan, hayatlarının bir bölümünde bu çalışmaları deneyimlemiş yada şehir hayatı içinde de devamlı olarak kendi üzerine çalışan kişiler. Diğer bir grup ise yoga ve meditasyona sıcak bakan ancak kentin karmaşası içinde bu çalışmalara katılmaya zaman ya da cesaret bulamayanlar. Her iki grup da şehirdeki kaygılardan uzakta bildikleri ya da tanışmaya çok hevesli oldukları bir deneyimle karşılaşmaktan çok hoşlanıyorlar. Yoga, meditasyon yada nefes seansları sabah ve akşam saatlerinde yapılıyor. Gün içinde kendileri için hazırlanan özel menü ile sağlıklı beslenip denizle ve doğayla iç içe olabiliyorlar.

Böyle bir oluşuma gönül vererek insanlara en çok ne sağladığınıza inanıyorsunuz? Neler değişiyor sizce alışkanlıklarında ya da dünyaya bakışlarında?

Tazelenmiş bir beden, dinlenmiş aydınlık bir ruh ve hayatın getirdiği streslere karşı güçlenmiş bir irade. Biz yaptığımız çalışmalarla katılımcılarımızın kalıplaşmış davranış alışkanlıklarını değiştirerek onların daha mutlu, çevresinin ve kendisinin daha çok farkında olan, özgüveni pekişmiş, karar verme mekanizmaları işleyen kişiler olarak evlerine dönmelerine aracılık etmeye çalışıyoruz. Tatillerimiz onların işleriyle eşleriyle ebeveynleriyle çocuklarıyla ve en çok da kendileriyle olan ilişkilerini daha kalpten yaşamaları için bir adım atmalarına yardımcı oluyor.

Body&Mind Events’ı taşımak istediğiniz nokta ve gelecek hedefleriniz neler? İdealinizdeki Body&Mind Events nasıl bir şey?

Çalışmalarımız şu anda Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen katılımcı ağırlıklı olarak devam ediyor. Ancak Nisan ayı’nda Ezgi Sorman ile gerçekleştireceğimiz meditasyon tatili ve Swami Dhyan Arham ile Mayıs başında gerçekleşecek olan Nefes Kampı için Avrupa’dan da kayıtlarımız var. Yurtdışı katılımcı sayısını artırarak çalışmalarımızı uluslararası platforma taşımak ve Türkiye’yi ‘yoga tatili’ yada ‘retreat tatili’ alanında bilinir hale getirmek en büyük hayalim. Dünyada turizm alanında bu konuda çok iddialı olan yerler Hindistan, Tayland, Bali ve Güney Afrika. Türkiye eşsiz coğrafi özellikleri ve enerjisiyle buralara rakip olabilecek niteliklere sahip. Bu anlamda var olan potansiyelimizi doğru bir biçimde değerlendirmek en büyük isteğim. Ayrıca Body&Mind Events Turkey çatısı altında yapılacak geniş kitleleri yoga ve doğal yaşamla tanıştıracak bir festival organize etmeyi de orta vadeli bir hedef olarak görüyorum.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ergem Şenyuva

İstanbul'da doğdum büyüdüm. Hep bu şehri, kültürel ve doğal mirasını koruma derdindeydim. Bir yandan yeşili ve doğayı nasıl gelecek nesillere bırakırız kaygım vardı. 2006 senesinin sonunda hayatımı değiştiren olay oldu ve kızım doğdu. Yaptığım her şeyi sorguladığım ve tekrardan en başa döndüğüm bir dönemden sonra, kurumsal hayata veda ettim. 2009 yılında Al Gore'un iklim değişikliğiyle mücadeleyi hedefleyen Climate Project derneğinin Türkiye temsilcisi oldum. İklim değişikliğini ve yaşadığımız dünyanın nelerle karşı karşıya olduğunu fark ettikçe, elimi taşın altına sokma zamanı geldi diye düşündüm. 2010 yılının sonunda Yeşilist'i kurdum. Bizden sonraki nesillere yaşanabilir bir dünya bırakabileceğimize, hepimizin atabileceği küçük adımlarla büyük şeyler başarabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Hayat, Kişisel Bakım, Spor
Diyet ya da egzersiz yapmadan zayıflamanın sekiz yeşil yolu

Hayatın en büyük zevklerinden olan uyku ve seks ile de zayıflayabilirsiniz.

Kapat