Yemyeşil beş bina

Yeşil bina nedir?

Küresel ısınma, susuzluk, çevre kirliliği ve doğal kaynakların hızla tüketilmesi yapı sektöründe çevre dostu binaların yapılmasını gündeme getirmiştir. Çevre dostu bina yapımına ilgi giderek artarken yeşil bina olarak tabir edilen yapılar ortaya çıkmıştır. Belli standartlar getirilerek sertifikalanmakta olan yeşil binalar yapı sektöründe daha değerli, doğaya saygılı, ekolojik, konforlu ve enerji tüketimini azaltan binalar olarak yeni bir yönelim ve sektör ortaya çıkarmıştır.

Binalar, dünyada enerjinin yaklaşık üçte birinin kullanmaktadır. Yeşil bina uygulamaları ile enerji tasarrufu, doğayı koruma ve konforlu bir yaşam ortamı hedeflenmektedir. Binaya “yeşil bina” ünvanını; yer seçimi, tasarım, inovasyon binada kullanılan yapı malzemelerinin özellikleri, yapım tekniği, atık malzemelerin yeniden kullanımı konularındaki seçici yaklaşımlar vermektedir. Dünya’daki Ulusal Yeşil Bina Konseylerinin deneyimi, yeşil binaların yaygınlaşmasını sağlamanın en etkili yollarından birinin bu binalara bir “yeşil etiket” vermek olduğunu ortaya koymuştur. Nasıl yediğimiz yemekler veya satın aldığımız ürünler için bir “eko etiket” söz konusu ise aynı şeyi binalar için de yapmak bu binaların teşviği ve yaygınlaşması anlamında olumlu bir adımdır. Bu etiketler sayesinde bir binanın birtakım standardlar çerçevesinde yeşilliği tescil edilir.

Elmalarla armutları karıştırmadan farklı iklimlerde, farklı konum ve şekillerde yapılmış beş farklı yeşil binayı size tanıtmak istedik. Sadece ekolojik özellikleriyle değil aynı zamanda hem yeşil binaların standartlarını yükseltmek açısından hem de mimari açıdan tasarım ve geliştirmede ilham kaynağı olabileceğini düşündüğümüz mimari eserler bunlar.

Phipps Botanik Bahçesi

“Yeşil bina” sertifikasına uygunluk derecesi bir yana, hemen hemen tüm kriterlere sahip Pittsburg’da yer alan bu binada yok, yok. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, yüksek randımanlı termal etkinlik gibi sürdürülebilir enerji kaynaklarından tutun da, ısı pompa sistemleri ile jeotermal kuyulardan beslenen ısıtma ve soğutma devrelerine sahip bina, en çok bilinen “yeşil binalar”dan biri.

One Bryant Park

Manhattan’daki bu 366 metrelik gökdelen Bank of America’ya ait.Cook+Fox Mimarlık tarafından tasarlanan bina, enerji tasarrufu açısından ticari binalar arasında yepyeni standartlara ulaşmak ve aynı zamanda gökdelenlerin insan sağlığı açısından ortaya koyduğu problemlerden uzak düzgün bir ofis ortamına örnek olmak amacı ile yapılmış. Doğal gün ışığı, temiz hava, dışarıya kolay ulaşım binayı yeşil olmanın ötesine taşıyan öğelerden bazıları. Çatısındaki yeşilliklerle de Çevresindeki yeşilliğe bir uyum sağlamakta.

The Crystal – Londra

Siemens tarafından tamamı akıllı elektrikle yönetilen bina Londra’nın doğusunda, Green Enterprise Bölgesinde yer alan 19 Eylül’de açılışını yapacak. Çatıdaki güneş panellerinden, yeraltındaki jeotermal kuyulara kadar yenilikçi yeşil bina teknolojisine örnek olan The Crystal, dünyanın en büyük ve en kolay anlaşılır yeşil binası olma yolunda. The Crystal’da atık su bina dahilinde arıtılıyor ve hiç bir aşamada hiç bir şekilde fosil yakıt kullanılmıyor.

British Columbia Üniversitesi – Sürdürülebilirlik’te Interaktif Araştırma Merkezi

LEED Platinum ve Yaşayan Binalar standartlarına uygun olan merkezde yeşil yaşam üzerine araştırmalar yapılmakta. Kuzey Amerika’daki en yenilikçi yüksek performanslı yeşil binayı yaratabilmek amacı ile tasarlanan bina, sürdürülebilir binalar ve kentsel dönüşümün benimsenmesini desteklemek amacıyla örnek olarak da yapılmış. Fotovoltaik paneller aynı zamanda yaz mevsiminde güneşten korumak amaçlı şemsiye gibi kullanılmış. 30 adet jeotermal kuyu ile doğal ve pasif havalandırma sistemi çalışmakta. Yeşil yaşam startejileri ve teknolojisi açısından merkez, öğrencilere yaşayan bir alan olarak örnek teşkil etmekte.

Bullitt Merkezi, Seattle

Seattle’da açılışı bu sonbaharda yapılacak olan Bullit Merkezi, en yeşil ve en yüksek enerji tasarruflu bina olamaya aday olarak açılışında ses duyuracak. Su ve elektrik tasarrufunda en verimli bina oluşturmayı amaçlayan Cascadia Green Building Konseyi, sıfır enerji kullanımı ve yerinde atık su arıtımı çözümlerinde oldukça iddialı.Altı katlı bina çalışanları ve ziyaretçiler asansör yapılmadığından merdivenleri ve kompost yapan tuvaletleri kullanmak durumunda. Bina, sürüdürlebilir bina teknolojileri ve uygulamaları alanında yaşayan bir laboratuar olma özelliğinde.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Ekoloji, Kent, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Mimari, Yenilenebilir Enerji
Buğday çağırıyor: Tohumlara özgürlük için sivil itaatsizlik

Buğday Derneği, Tohumlara Özgürlük Küresel Girişimi'nin kampanyasına 2-16 Ekim tarihleri arasında %100 Ekolojik Pazarlarda ve TaTuTa ağında etkinlikler düzenleyerek destek...

Kapat