Yumurta krizi için Türkiye’de de inceleme başlatıldı

Belçika ve Hollanda’daki tavuk çiftliklerinde yasak olmasına rağmen kullanılan Fipronil adlı böcek ilacının neden olduğu kriz büyümeye devam ediyor, şimdi ise Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, krizle ilgili Türkiye’de izleme çalışması başlattı.

Çalışma çerçevesinde, Bakanlığa bağlı laboratuvarlara Türkiye’deki yumurtalarda da söz konusu maddenin var olup olmadığının tespit edilmesi için analiz yapılması talimatı verildi. Söz konusu talimat çerçevesinde yumurta üretiminin yoğun olduğu yerlerden numuneler alınarak gerekli analizler gerçekleştirilecek.

Yumurta Krizi Avrupa’yı birbirine kattı

Geçtiğimiz günlerde insan sağlığına zararlı fipronil maddesinin bazı Avrupa ülkelerindeki yumurtalarda tespit edilmesi üzerine söz konusu yumurtaların üretildiği çiftliklerin faaliyetleri durduruldu, yumurtalar da raflardan kaldırılarak imha edildi.

Geçtiğimiz perşembe günü, Hollanda ve Belçika’da bulunan iki şirkete düzenlenen baskınlarda, iki şüpheli gözaltına alındı. Hollanda ve Belçika skandal sonrası yavaş davranmakla suçlamış, AB’nin yürütme organı Avrupa Komisyonu ise Belçika’nın skandal ile ilgili olarak sessiz kaldığına ilişkin iddialar üzerine inceleme başlatmıştı.

Fipronil nedir?

Özellikle kedi ve köpeklerde bit, kene ve böceklerin yok edilmesi için kullanılan bir böcek ilacı olan Fipronil’in et ve yumurta tüketimi için yetiştirilen hayvanlarda kullanımı yasak.

Bu tip hayvanlara temas etmesi durumunda tüy ve deri tarafından emilen madde yumurtalara bulaşabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, fipronil maddesini ‘orta derecede tehlikeli’ olarak tanımlıyor ve yüksek miktarlarda tüketildiğinde böbrek, karaciğer ve tiroit bezlerine ciddi etkileri olabiliyor.

Hollanda ve Belçika’da üretilen bu yumurtalarda Almanya Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü, tespit edilen 1,2 mg/kg fipronille çocuklar için geçerli tek bir öğünde sağlık riski değerlerinin aşıldığını açıkladı.

Önlemler alınmaya devam ediyor

Skandalın ortaya çıkması üzerine Hollanda’da 180 tavuk çiftliği kapatıldı. Bunlardan 138’inin ruhsatı tamamen iptal edildi. Marketlerde yumurta satışları geçici bir süre durduruldu.

Belçika’nın da 57 tavuk çiftliği ile ilgili başlattığı araştırmanın birkaç gün içinde sonuçlanması bekleniyor. Avrupa Komisyonu’nun gıda güvenliğinden sorumlu üyesi Vytenis Andriukaitis, Belçika ve Almanya Tarım Bakanlığı yetkilileri ile sık sık bir araya gelerek, skandalın ortadan kaldırılması için görüşmeler yapııldığını açıkladı.

“Türkiye’de bitkisel ürünler kullanılıyor”

Fipronil adlı böcek ilacının Türkiye’de kullanımının yasak olduğunu vurgulayan Yum-Bir Başkanı Hasan Konya “Ülkemizde haşere ile mücadelede bitkisel ürünler kullanıyoruz” dedi.

Konya, düzenli olarak yem, yumurta, atık ve su örnekleri alınarak analizleri yaptıklarını, tüketicilerin yumurtayı rahatlıkla tüketebileceğini belirtti.

Fipronil belki yok ama GDO’lu yemler verilmeye devam ediliyor

Bununla beraber, tavuk yetiştiriciliğinde fipronil kullanılmasa da, Türkiye’de özellikle büyük markaların çoğunluğu tavukları GDO’lu ürünler ile beslemeye devam ediyor.

2015 yılında, Yeşil Düşünce Derneği’nden Sevgi Mutlu‘nun “Banvit GDO’lu yem kullanıyor mu?” Twitter mesajına yanıt çok net bir şekilde, “Evet, tavuğunuzu GDO ile besliyoruz.” olmuştu.

Mudurnu, Keskinoğlu ve Pınar Et’in de bulunduğu 32 üyeli BESD-BİR (Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği) üyesi şirket, yemlerinin %20 oranında GD soya içerdiğini belirtiyor.

Banvit aynı zamanda GDO’lu yemlerle beslenen hayvanların dokularında ve ürünlerinde GDO’lu DNA veya proteine rastlanmadığının ispatlandığı iddia ediyordu.

GDO’nun etkileri daha kesin olarak bilinmiyor

Bununla beraber GDO’lu ürünlerin, özellikle laboratuvar ortamında genetiği ile oynanmış ürünlerin insan sağlığına olan etkilerini tam anlamda bilmiyoruz. Buna rağmen bir çok bilimsel araştırma aynı öneriyi veriyor: “GDO’lu ürünleri tüketmeyin”.

Özellikle GDO’lu ürünler ile eşleştirilen glifosat kalıntılarının insanlara ve hayvanlara geçtiği belirtiliyor. Bu kimyasal ise insanlardaki hormon seviyelerini kontrol eden endokrinlerin bozulmasına, gelişim bozukluklarına, doğum ile ilgili sorunlara ve kansere yol açan tümörlere yol açabiliyor.

Türkiye’de özellikle tavuk üretimine geçmiş deneyimlerden haklı olarak endişe ile bakan bir toplum var, çünkü kâr ve ekonomik büyüme uğruna üretim yöntemleri denetimsiz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Bu şirketlerin özellikle GDO’lu yem talepleri hükümet tarafından istisnasız bir şekilde kabul ediliyor.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine master yaptı. Teknoloji, kitlesel değişim ve akıllı politikalar ile çözümler bulabileceğimize inanıyor.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gıda, Gıda Gündemi
Türkiye’nin ilk online bitki kütüphanesi açıldı

Tıbbi bitkileri ve şifalı bitkileri tanıma kılavuzu yayında

Kapat