Zamanın ötesinden geleceğe: Kadınlar ve değişen roller

‘’Kadın gelecektir.’’ sloganını duydunuz mu? Kulağa oldukça feminist gelse de, bu sloganın gerçeklik payı olduğunu söyleyenler çok fazla. Bunu söyleyenlerden vereceğim birkaç örnek ise ‘’Bu slogan haklı olabilir mi?’’ diye kendinizi sorgulamanıza yol açabilir. Zira alıntıları yapacağım insanların kuvvetle muhtemelen görüşlerine önem verdiğiniz kişiler olduğunu düşünüyorum: Nikola Tesla, Mustafa Kemal Atatürk gibi…

Günümüzde kadınlar; çevre, bilim ve teknoloji, sosyal yaşam, ekonomi, siyaset gibi alanlarda güçlü konumdalar. İlk aklıma gelen isim Angela Merkel. Tarihe adını yazmış Madame Curie de bir kadın elbette. Tabii o geçmişten, ben ise bugüne ve geleceğe bakarak konuşacağım. Femisitlerce yaygın kullanılan ‘’Kadın gelecektir’.’ sloganına negatif bir yaklaşım söz konusu ise, bunun nedeni sloganın belli bir akımın savunucuları tarafından sahiplenilmiş gibi görünmesi olabilir. Ancak öyle bakmayın. Feministlerin böyle güçlü, destekli ve gerçeği yansıtan bir argümanı kullanmasını oldukça mantıklı buluyorum. Zira hem savundukları akımı destekliyor hem de doğru bir mesaj veriyor.

Tesla, buluşları ile geleceği şekillendirmiş ve zamanın ötesinde yaşamış bir bilim adamı. Ancak her dahi gibi Tesla da buluşlarının sadece bilim ve teknoloji alanında değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal yaşamda yeni şekillenmelere neden olacağını öngörmüştü. Buna örnek olarak toplumsal cinsiyet rollerini verebiliriz.

1926 yılının ocak ayında, John B. Kennedy adında bir muhabirin Tesla ile yaptığı bir röportaj var. Tesla’nın bu konudaki fikirleri, ‘’Kadın Patron Olduğunda’’ başlığı altında yayınlandı. Ayrıca Margaret Cheney’in Muhteşem Tesla: Zamanın Ötesindeki Adam adlı yayınında bu konu üzerine tartışıldı. Kablosuz teknolojinin gelecekteki yansımasını ve pratik olarak iPhone’u tahmin ettikten sonra Tesla, teknolojinin yarının dünyasındaki en çarpıcı etkilerinden birinin, kadınların yetkilendirilmesi olduğuna işaret ediyor.

Tesla’ya göre; herhangi bir eğitimsiz gözlemci için ve hatta sosyolojik olarak eğitimsiz  bir gözlemci için de, yüzyıllar boyunca cinsiyet ayrımcılığına yönelik yeni bir tutumun meydana geldiği gayet aşikardır. Kadının cinsiyet eşitliği konusunda bir mücadelesi vardır. Devam eden bu mücadele kadının cinsiyet üstünlüğünü ele alması ile sona erecektir.  Bunları ben söylemiyorum, Tesla söylüyor. Kadın önce eşitliği daha sonra üstünlüğü savunacaktır. Erkeğin sığ fiziksel taklidi içinde değil, kadın zekasının uyanışında.

Tesla’nın öngörülerinin devamına bakarsak; sayısız nesiller vasıtasıyla, geçmişten günümüze, erkekten daha azı bahşedilmemiş olan kadının toplumsal itaatkarlığı kısmi bir körelme ile sonuçlandı. Fakat kadının aklı, erkeğin tüm mantıksal kazanımları ve başarıları için kapasitesini kanıtladı ve yeni nesiller bu kapasitenin genişleyeceğini ortaya koydu. Bunları da Tesla söylüyor ve yine onun görüşüne göre ortamala bir kadın ile ortalama bir erkek arasındaki eğitim seviyesi farkı zamanla kapanacak ve akabinde kadın erkekten daha eğitimli bir duruma gelecekti. Kadın ilerleyişi ile gelenekleri yok sayacak ve medeniyetleri korkutacaktı.

Bu öngörülerin hemen on yıl sonrasında, Heidi Lamar’ın tarihe adını yazarak Tesla’yı haklı çıkardığını zaten biliyoruz.

Atatürk ise bazı sözlerinde, toplumsal başarısızlıkların sebebinin, toplumda kadınlara verilen değerin ve önemin az olması nedeniyle olduğunu belirtmiştir: ‘’ Bizim sosyal topluluğumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir.’’

Birçok dahi gibi, Mustafa Kemal Atatürk, gelecek hakkında öngörülerde bulunurken yanılmamış bir liderdir. Cahil kadınları barındıran bir toplum için aydınlık bir gelecek görmenin mümkün olmadığını biliyoruz. Atatürk bu nedenle kadınların eğitim de dâhil olmak üzere, birçok alanda erkeklerle eşit haklara sahip olmasını sağlamış ve seçme ve seçilme hakkını kadınlara, birçok ülkeden daha önce vermiştir.

Geçmişten gelen bu öngörüler, bugün yavaş yavaş kanıtlanmaya başladı. Kadınların bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset gibi alanlarda gösterdikleri başarılar yok sayılamaz.

Bugün çevre alanında da kadınları aktivistler, biliminsanları, akademisyenler, gazeteciler, araştırmacılar olarak zaten görüyoruz. Elimde bu konuda yapılmış bilimsel bir istatistik olmasa da, çalışma hayatımda gözlemlediğim kadarıyla özellikle çevresel konularda kadınların lider olduğu sıklıkla rastlanır bir durum. Çevreci teknolojilerin geliştirilmesinde, çevre duyarlılığına dikkat çekmekte, çevre konusunda verilen eğitimlerde, çevre hareketlerinin desteklenmesinde çok sayıda kadın görüyoruz. İnanıyorum ki yakın gelecekte, bunların içinden yeni teknolojiler üretenler, hatta yeşil icat yapanlar bile çıkacak ve bu kadınlar insanlık tarihine adlarını yazdıracaklardır.

Çoğumuzun sadece model ve aktris olarak bildiği Alicia Silverstone’un çevre dostu ve güneş enerji sistemleri ile donatılmış bir evde yaşadığını biliyor muydunuz? Kendisinin vegan diyet konusunda yazdığı kitabın New York Bestseller’lar arasına girmiş olması ayrı bir mesele, kendisi aynı zamanda doğaya ve çevreye gereken hassasiyeti göstererek topluma güzel örnek teşkil eden bir kadın aktivist.

Marina Silva ise Brezilya’da 2010 seçimlerinde Yeşil Parti’yi temsil etmiş ve dikkate değer bir oy almış kadın başkan adayı olarak hafızalarımızda yer etmişti.

Bunlar gibi bir çok kadın sadece toplumda cinsiyet rollerinin eşitliği için değil, doğa için, çevre için savaşıyor. Herkesin temiz içme suyuna olan hakkını, toprakların kirletilmemesini, kirli havaya maruz kalmamamızı savunuyor.

Ancak hepsinden bahsetmek için ayrı bir yazı yazmak gerekli.

Son olarak Albert Einstein’ın, kendisine bir zamanlar biliminsanı olmak istediğini ileten bir öğrencinin ‘’Sevgili Profesör Einstein’’ diye başlayan mektuplarından birinde verdiği cevabı belirtmek istiyorum. Kızımız Einstein’a ‘’umarım bir kız olmamı umursamazsınız’’ diyor ve Einstein şu şekilde cevap veriyor. ‘’Benim için sorun değil. Kendin için de sorun olmasın. Sorun olması için bir sebep yok.’’

Kadının toplumda yaşadığı problemlere rağmen, kendi zamanlarına damga vurmuş tüm insanlar bu eşitsizliğin bir haksızlık ve yanlışlık olduğunun zaten farkında olmuşlardır. Tesla’nın da öngörülerine göre bu durum gelecekte sadece tarihten ibaret olacaktır.

Kaynaklar:
Brain Pickings
Brain Pickings II
Atam
TFC Books
Eco Salon

Not: Milos Cubic’e katkılarından dolayı teşekkürler.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Ayşegül Yalvaç

Deniz kirliliği ve çevre teknolojileri konusunda çalışan bir çevre mühendisi. Çevre, bilim, sürdürülebilirlik konularında yazmanın yanı sıra doğa üstü ve fantastik öyküler uydurmayı seviyor. Profesyonel bir hayalperest ve dünyayı değiştirmenin peşinde.

Bir cevap yazın

Daha fazla Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Gündem, Hayat, Hayvanlar, İklim Değişikliği, Kent, Mercek, Teknoloji, Yenilenebilir Enerji, Yeşil alanlar
Alınan önlemlerin genişletilmesi gerek: Son 44 yılın en kurak dönemi yaşanıyor

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun kuraklık rekoru açıklamasının ardından, TEMA alınması gereken önlemlerin genişletilmesi gerektiğini belirtti. Yapılan kuraklık...

Kapat