Döngüsel ekonomide atıklarımızı depozito iade sistemiyle dönüştürmek

Ülkemizde uygulanması beklenen depozito iade sisteminin uygulanmaya başlanması ile geri dönüşüm miktarları artacak ve bu sayede yeni baştan bir üretim yapmak yerine, ikincil hammadde kullanılması yaygınlaşacak. Bu sayede iklim değişikliğini artıran sera gazları emisyonlarının azaltılmasında 62,3 Milyon TL ve hava kirliliğinin önlenmesi ile de yaklaşık 57,7 Milyon TL tasarruf sağlanacak.

Çevre sorunları ve bu sorunların hissedilen olumsuz etkileri, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artık gündemi fazlaca meşgul ediyor. Özellikle son dönemde karşımıza çıkan atık sorunları, bireyleri ve toplumu etkilemekle kalmıyor, atık yönetimi konusunda çözüm bulamayan ülkelerin itibarını bile zedeleyebiliyor.

Bununla birlikte, dünya çapında yaşanan geri dönüşüm ve atık yönetimi tartışmaları yönünü artık değiştirmeye başladı. Özellikle plastik atıkların dünyanın en uzak köşelerini bile kirlettiğine dikkat çeken bilim adamları; her bir dakikada, bir çöp kamyonu dolusu çöp de dahil olmak üzere atığın okyanuslara gittiğini ve böyle devam ettiği takdirde, 2050 yılına kadar okyanuslarda balıktan daha fazla plastik olacağını tahmin ediyor. (Ellen MacArthur Vakfı Araştırması)

Bu durum; mevcut geri dönüşüm altyapıları göz önünde bulundurulduğunda, şimdiye ne kadar plastiğin geri dönüştürüldüğü sorusunu gündeme getirdi. Araştırmacılar, şimdiye kadar üretilen tüm plastiklerin yalnızca %9’unun geri dönüştürüldüğünü belirlediler.

Ayrıca, endüstriyel model olarak “kullan-at” modeli temel alan ülkeler lineer ekonomiden uzaklaşıp, kaynakların mümkün olduğu kadar en yüksek maddi değerinde toplandığı ve kullanıldığı “döngüsel ekonomiye” geçiş, güncel eğilimlerin başında geliyor. Bu eğilimler, yaygın kullanılan malzemeler için yasal olarak toplama ve geri dönüşüm hedeflerini belirleyen Avrupa Birliği’nin Döngüsel Ekonomi Paketi’nde açık olarak belirtiliyor. 

Avrupa Birliği’nde bu tür önlemler alınırken, ülkemizdeki atık sektöründeki gelişmeler de yeni fırsatlar sunuyor. Resmi verilere bakıldığında 2003 yılında atık yönetiminde izinli/lisanslı tesis sayısı 28 iken, 2021 yılında bu sayı 2000’li rakamlara yaklaştı. Özellikle son dönemdeki gelişmeler ile global firmaları ve alanında uzmanlaşan STK’ları da eklersek, ülkemiz için atık yönetiminde yeni ve büyük bir pazarın hızla oluştuğunun söylenmesi yanlış olmayacaktır. 

Böylelikle artık döngüsel ekonominin başrol oyuncusu olan atıkların; temiz bir şekilde toplanmasının, yeniden kullanılmasının ve üst geri dönüşümünün, günümüz dünyasında çok önemli bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz. 

Sıfır Atığa Yaklaşmak: daha az atık üretmek; daha temiz atık toplama modelleri, daha az atık depolama sahaları…

Özellikle; 2017 yılında “Sıfır Atık” projesi ile başlayan ve 10 Aralık 2018 tarihinde Çevre Kanunu Değişikliği’nin yürürlüğe girmesi ile devam eden çalışmalar, üreticilere ve tüketiciye daha keskin ve etkili sorumluluk verme üzerine kurgulandı.

Bu değişiklikler ile; üreticiye/piyasaya sürene/ithalatçıya ürettiği ürünün ve/veya ambalajının atık haline gelmesi durumunda ülke içinde yönetilmesi için tahsil edilmesi planlanan “Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP)” gündeme geldi. Kısa sürede alt mevzuatı yayınlanan katılım payı, 2020 yılı başından itibaren üreticiden tahsil edilmeye başlandı. 

Eş zamanlı olarak, 2019 yılında Avrupa Birliği, üye ülkeler 2029 yılına kadar plastik içecek ambalajlarının %90’ını toplamasını zorunlu kılan Tek Kullanımlık Plastik Direktifini kabul etti. Uzmanlar, depozito iade sistemi olmadan bunu başarmanın zor hatta imkânsız olacağını belirtiyor.

Ülkemizde de bahse konu atık yönetimi ve geri dönüşüm eğilimlerinin birleşmesinden motive olan karar vericiler, çevre kuruluşları ve işletmeler, tek kullanımlık içecek ambalajlarının sürdürülebilir yönetimi için DİS gibi çözümleri aktif olarak uygulamaya almaya karar verdiler.

Bu kararla, ülkemizde 2022 yılında içecek ambalajlarında Depozito-İade Sistemine (DİS) birçok Avrupa ülkesinden önce geçilmesi de kanunen kabul edilmiş oldu. Çevre Kanunu’nda yerini bulan DİS’in yönetilmesi görevini üstlenmesi için ise Türkiye Çevre Ajansı kurularak temel hazırlıklar tamamlandı.

Dünyada; sadece son üç yılda, 22 eyalet veya ülke mevcut depozito sistemlerini güncellemeyi veya yeni sistemler geliştirmeyi de taahhüt etti. Buna ek olarak, şu anda en az 12 eyalet veya ülke mevcut sistemleri güncellemek veya geliştirmek için çalışıyor. 

Depozito İade Sistemi Uygulanan veya Uygulanması Planlanan Ülkeler

Kırmızılar Tartışmaların sürdüğü ülkeler-Maviler Depozito sisteminin uygulandığı ülkeler- YeşilleriSiyasi kararın alındığı ülkeler

Depozito İade Sistemi Nedir?

DİS, her içeceğin fiyatına küçük ama anlamlı bir depozito bedeli ekliyor. Boş içecek ambalajlarını geri dönüşüm için iade eden tüketicilere bu bedelin tamamı geri ödeniyor. DİS, genel olarak eyalet veya ulusal hükümetler tarafından kabul edilen yasalarla oluşturuluyor. 

Temiz ve Kapalı Geri Dönüşüm Döngüsü…

DİS; mevzuatımızda gönüllü sistemlerde özellikle bira şişelerinde uygulanıyor. Kaldı ki aslında çoğumuz eskiden süt şişelerinde depozito olduğunu çok iyi bilir. Dolayısıyla ülkemizde yalnızca üreticiler değil, tüketiciler de bu sisteme oldukça alışkın…

Sistemin amaçlarından en önemlisi; ülkemizdeki kaynağında ayrı toplamadaki sorunlarımızı biraz da olsa çözecek olmasıdır. Karışık toplama yöntemi ile toplanan atıkların içerebileceği su, yağ, meşrubat vb. gıda maddeleri ile temas etmesi ekonomik değeri yüksek atıkların değerini düşürüyor. Ayrıca mevcut altyapıda; atıkları türlerine göre ayırma maliyetleri de oldukça yüksek. Şu anda çoğunda manuel ayrıştırma yapılan atık ayırma tesislerinde son teknoloji otomasyon sitemlerinin kullanılması için temiz yani kaliteli atığın bu tesislere ulaşması gerekir.  DİS’de; ayırma işlemi en başta tüketici tarafından yapılacağı için tesislerimizin ihtiyacı olan atık kalitesi temiz ve kapalı bir döngü ile ilk aşamada sağlanmış olur.

Ekonomik verilere bakıldığında;

Türkiye’de 2022 tarihinde başlaması planlanan DİS’in, kaynakların verimli kullanılması, çevre kirliliğini önleme ve atık toplamada düşük maliyet avantajlarının yanı sıra var olan hammaddeyi ülkemizde tutarak ekonomiyi güçlendirmesi beklentiler arasında…

Türkiye Depozito İade Sistemi (TÜDİS) Fizibilite Çalışmasına göre ülkemizde cam, metal, pet olmak üzere yıllık ortalama 20 milyar içecek ambalajı ortaya çıkıyor. Tüketim bu şekilde devam ettiğinde 2041 yılında 52 milyar adet içecek ambalajının atık olarak yönetilmek zorunda kalınacağı ön görülüyor. Çalışmaya göre; Türkiye’de DİS ile 3-4 yıl içerisinde içecek ambalajlarının yüzde 90’ının geri dönüşüme ulaştırılması hedefleniyor.  

Bağımsız araştırma kuruluşu Eunomia’nın yaptığı araştırmaya göre ise, Türkiye için depozito iade sisteminin kazançlarını şöyle sıralanıyor. Depozito iade sisteminin uygulanmaya başlanması ile geri dönüşüm miktarları artacak ve bu sayede yeni baştan bir üretim yapmak yerine, ikincil hammadde kullanılması yaygınlaşacak. Bu sayede iklim değişikliğini artıran sera gazları emisyonlarının azaltılmasında 62,3 Milyon TL ve hava kirliliğinin önlenmesi ile de yaklaşık 57,7 Milyon TL tasarruf sağlanacak. 

Bunların yanı sıra DİS, cam ve pet şişe üreticilerinin yeni şişe üretmek için birincil hammaddeyi ithal etmesine gerek kalmadan ülkemizde toplanmış cam şişeyi sonsuz kez, pet şişeyi ise en az 12 kez geri dönüştürüp kullanabilmesine imkân tanıyacak. Buna bağlı olarak da atık ithalatına gereksinim de önemli ölçüde azalacak. 

Ülkemiz gibi geniş coğrafyaya ve kalabalık nüfusa sahip olan bir ülkede katma değeri oldukça yüksek olan ve temiz bir döngüde toplanan cam, alüminyum ve pet şişelerin geri dönüşüm sektörüne kazandırılması en çok da bu sektörün hızlı bir şekilde kalkınmasına fırsat tanıyacak. Bu durumda yeni yeşil ekonomi ile yeni istihdam imkanları da doğacak. En önemlisi artık denizlerimizde, ormanlarımızda, yol kenarlarında pet ve cam şişe görmeyeceğiz.

Perakende Sistemin En Önemli Paydaşı

Sistemin başarılı olduğu ülkelerde depozitolu içecekleri satan satış noktalarının, boş ambalajları iade alma sorumluluğunun olması, tüketici açısından en uygun çözüm olarak göze çarpıyor. Böylece, tüketiciler yeni ihtiyaçlarını satın alırken, boş ambalajlarını da iade etme fırsatı bulabiliyor. Böylelikle, iade için özel toplama noktalarına gidilmesi gerekmeyerek ekstra bir trafik ve sera gazı da oluşmuyor.

Sistemi en iyi uygulayan ülkelere baktığımızda ise;

Avrupa’da İade Oranları ve Depozito-İade Miktarları

Danimarka; %95 toplama hedefi koyarken, ülkeler arasında en yüksek maliyetle bu işi yürütüyor. Ve toplam iade oranını % 90 civarında tutarak, verimli şekilde sistemini halen devam ettiriyor.

Almanya; toplam iade oranı: %98,4 Kutu: %99 / PET: %98 toplama sisteminde iyileştirmeler yapmak için sistemini gözden geçiriyor. 

Litvanya; hedefini 2025 itibarıyla, ambalajların %90’ının geri dönüştürmek olarak belirledi.  2017 rakamlarına göre; Toplam iade oranı: %91,9 Kutu: %93 / PET: %92 / Cam: %83    Litvanya, Depozito İade Sistemi’ne en yeni başlayan ülkelerden biri ve kalabalık olmayan nüfusu ile çok başarılı bir sistem kurmuş. Ayrıca yüksek toplama oranları ile sisteme geçmek isteyen ülkeler arasında en çok gözlemlenen ülke durumunda.

Norveç; Üreticinden alınan çevre kirletme bedeli muafiyeti için kutular ve geri dönüştürülebilir PET şişelerin %95 geri toplanması zorunluluğu mevcut. Toplam iade oranı; 2016 yılı verilerine göre, %91,7 Kutu: %95,7 / PET: %88,2 Norveç’te cam ambalaj yok denecek kadar az. Geri dönüşümü yüksek kalitede özelliğe sahip üretilmiş pet şişe ve metal içecek kutuları, yüksek oranlarda başarılı bir şekilde toplanıyor.

Özetle DİS; kaynak etkinliği yüksek, karbon ayak izi düşük ve toplamada en düşük maliyeti sağlayan, yeniden kullanım kapasitesi yüksek bir modeldir. Büyük miktarda boş içecek ambalajını tekrar kullanım ve yüksek kalitede geri dönüştürme amacıyla toplamanın başarıyla denenmiş bir aracıdır ve ülkemiz açısından döngüsel ekonomiye geçiş için hayati öneme sahiptir.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


İlkim Yiğit

1981 yılında Ankara’da doğdum. Çevre Mühendisi olarak mezun olduğum 2005 yılından günümüze kadar atık yönetimi konusunda çalıştım. Ankara düzensiz atık depolama alanında, tıbbi atıklar, hafriyat atıkları, ambalaj atıkları gibi konular başta olmak üzere, evsel organik atıklardan biyogaz eldesi ile enerji üretim tesisinde yaklaşık dört yıl saha tecrübesine sahip oldum. Genişletilmiş üretici sorumluluğu kapsamında ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması ve geri dönüşüm sektörüne kazandırılması konusunda kamudan yetki alan kuruluşta yönetici pozisyonlarında 8 yıl çalıştım. Elektrikli ve elektronik atıkların ekonomiye kazandırılması ve toplumun bilinçlendirilmesi ile ilgili üretici sorumluluğunun yerine getirilmesi konusunda, yetkilendirilmiş kuruluşta 3 yıla yakın yerel yönetimler ve özel projeler departmanlarında yönetici olarak çalıştım.  Eş zamanlı olarak 2 dönem (4 yıl) Çevre Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nin yönetim kurulu başkanlığını üstlendim. Çevre mühendislerinin; istihdamının arttırılması, mevcut çalışma şartlarının iyileştirilmesi, donanımlı ve güncel bilgi birikimine sahip olması konusunda çalışmalar yürüttüm. 2019 yılından bu yana ise, serbest çalışmaya başlayarak ambalajlarda depozito iade sistemi konusunda global firma danışmanlığı, sıfır atık planlarının uygulanması, çevre sektörünün geliştirilmesi ve özel atık yönetimi konularında kamuya ve özel sektöre aktif olarak kıdemli çevre danışmanlığı yapmaktayım.  İki oğlan çocuğu annesiyim.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Banner Right Side, Doğal Kaynaklar, Ekoloji, Geri Dönüşüm, İklim Değişikliği, Kurumsal Sürdürülebilirlik
İstanbul Film Festivali çevrimiçi gösterimlerinden sizin için seçtiğimiz 6 film

40. İstanbul Film Festivali çevrimiçi gösterimlerinin biletleri 17 Haziran'da satışa çıkıyor. Festival programından Yeşilist okuyucularının seveceğini düşündüğümüz 7 filmi listeledik.

Kapat