Evde geri dönüşüm: Nereden başlamalı, nasıl yapmalı?

Doğa dostu bez ambalaj üreticisi MT Greenworks’ün kurucularından Metin Çelebi ile ambalaj atıklarını azaltmanın yollarını ve evde geri dönüşüm yapmanın esaslarını konuştuk.

Röportaj: Deniz Aytekin

TIKLAYIN: Geri dönüşüme giriş: Hangi çöp, hangi kutuya atılmalı?

Türkiye’de yetişkin bir birey günde ortalama bir buçuk kilo çöp üretiyor ve bu çöplerin büyük kısmını ambalaj atıkları oluşturuyor. Mevcut sistemde bu atıkların ortalama ne kadarı geri dönüşüyor?

Maalesef çok az miktarı (%20-25 kadarı) nitelikli şekilde geri dönüşüme girebiliyor. Resmi kayıtlara bakıldığında ürün gruplarına göre ülkemizdeki atıkların geri dönüşüm oranlarının %35-40’lara kadar dayandırıldığını da gözlemleyebilirsiniz ancak biz yerel yönetimlerin atık ayrıştırma ünitelerine giriş yapmış her ambalaj yada ürün atığının nitelikli olarak geri dönüşüme sevk edilememesinden dolayı bu oranın çok alt seviyelerde olduğunu söylüyoruz.

Kaynağında doğru ayrıştırılmamış veya toplanma ve taşınma esnasında doğru kriterler uygulanmamış ambalaj atıkları kendi ürün gruplarında birebir hammadde olarak kullanılamıyorlar, yani geri dönüşüm ve geri kazanım süreçleri sekteye uğruyor. Bir kısmı enerji üretimi için ilgili tesislere yönlendirilirken diğer niteliğini kaybetmiş ambalaj atıkları da istiflenip yok ediliyor.

Atık ayrıştırma tesislerinin kapısından içeri hiç giremeyen ambalaj atıkları ise maalesef toprak, su ve hava kirliliğinin hammaddeleri olarak gezegenimizde varlıklarını sürdürüyorlar.

Atık üretimini azaltmayı hedefleyen bir kişi işe nereden başlamalı ve nasıl yol almalı birkaç tüyo verebilir misiniz? Neler yaparak atık üretimimizi azaltabiliriz?

Pek çok şey yaparak bunu başarabiliriz. İlk olarak sabah yatağımızdan kalktığımız andan başlayalım. Banyoya gidip elimizi yüzümüzü yıkıyor, duş alıyor ve tuvalete giriyoruz günün başında. El yüz yıkamada kağıt havlu kullanmayalım, keza kulak temizleme çöpü ve tek kullanımlık kürdan tipi diş ipi de kullanmayalım, tek kullanımlık macunu içindeki diş fırçalarını banyonuza hiç sokmayın! Banyo sabunu, sıvı sabun, diş macunu gibi ürünleri tüketim ve ürünün raf ömrünü de baz alarak alabileceğiniz en büyük ambalajlarda alın. Bu temizlikte kullanacağınız diğer tüm ürünler için de geçerlidir. Sıvı, toz, tablet veya jel olarak alacağınız tüm hijyenik ürünleri büyük ambalajlarda satın alın, evinizde, mutfağınızda, banyonuzda onları sabit küçük ambalajlara taksit taksit bölerek kullanın. Böylece daha az atık üretmekle kalmayıp toptan alışverişin maddi kazancını da yaşayın.

Gün içinde evinizden çıktınız, kahvaltı, öğle yemeği, ayak üstü atıştırma gibi yiyecek ve içecek tüketeceğiniz her yerde tek kullanımlık ambalajlarda sunulan ürünleri tercih etmeyin. Bir mutfak ve yemek kültüründen geliyoruz ülkece. Bırakın size cam veya porselen tabaklarla ve metal kaşıklarla hizmet sunulsun, cam bardaklarda ve porselen, seramik fincanlarda tüketin  besinleri. Tek kullanımlık ambalajlara giren her ürünü boykot edin (mümkün olduğunca elbette).

Ve alışverişlerde yanınızdan bez çantanızı eksik etmeyin. Çevre düşmanı (aynı zamanda içine koyulan besinlere ve giyim eşyalarına da zarar verebilen) naylon ve plastik poşetlerden, çantalardan kurtulun. Bez çantanızın içine benzer ürünleri tek bir poşet çantayla koyun sonra mutfağınızda onları kiler ve dolabınıza istifleyerek o poşet torbayı hemen geri dönüşüm torbanıza atın.

Bu sorunuzun yanıtı sayfalar sürebilir, tüm röportajı bu soru kaplayabilir. Kıssadan hisse nedir diyorsanız Yeşilist okurlarına şunu önerebiliriz: Günlük yaşamınızda tek kullanımlık ve doğaya zarar veren ürünlerden uzaklaşın. Bu büyük bir adım olacaktır ve imkansız değil, yaşı 35-40 ve üzeri olan hemen her yurttaş bu ürünlerin olmadığı yıllarda çocukluk ve gençliklerini geçirdiler, gayet iyi bilirler onlar olmadan yaşayabilmeyi.


Her gün evlerde yoğurt kabı, içecek şişeleri, konserve kutular, kavanozlar, marketlerden satın alınan gıda ürünlerinin sarılı olduğu paketler gibi onlarca ambalaj atığı çıkıyor. Bu atıkları ayrıştırırken ve geri dönüştürürken nelere dikkat edilmeli?

Çok yerinde bir soru oldu bu. Kaynağında doğru ayrıştırmayı yapamadığımız için geri dönüşüm oranlarımız düşük demiştim anımsarsanız.  Bizim kaynak olarak gördüğümüz ana mekanlar da evlerdir her zaman için. Hanelerde doğru ayrıştırma yapılırsa bu silsile ile diğer toplu yada bireysel yaşam alanlarına da sirayet edecektir. Basit uygulamalarla o ambalajların geri dönüşebilir formda teslim edebiliriz. İçinde katı veya sıvı atık bırakmayacağız, durulamak yeterlidir, elinize cifi bulaşık süngerini alıp yıkamaya kalkmayın sakın ayrıca bunu yaparsanız ve akabinde iyi durulamazsanız ambalajda deterjan atığını da bırakmış olursunuz, hiç gerek yok, durulayın, kuruması için bırakın, ambalajı mümkün olduğu kadar ebatsal olarak küçültün ve torbasının içine atın. Mümkünse evinizde ambalajları 4 veya 5 ayrı kategoride tasnif edin. Buna imkanınız yoksa eşlemelerle sayıyı 2’ye de indirebilirsiniz. Sizden sonra bu torbaları teslim alacak olanların işgücü maliyetini düşürmek ve geri dönüşüm oranını artırabilmek adına tasnifi de sağlıklı yaparsak yurttaş olarak görevimizi yerine getirmiş sayılabiliriz demektir.

Uzun zamandır MT Greenworks ile doğa dostu tekstil ve tanıtım ürünleri sektöründe faaliyet gösteriyordunuz. Şimdi çalışmalarınıza Yeşil Kumbara projesini de eklediniz. Yeşil Kumbara nedir biraz anlatabilir misiniz?

 “Yaşanabilir bir gelecek için çöpte değil, ‘Yeşil Kumbarada’ biriktirin” projemizdeki sloganlarımızdan biri. Dilerseniz bu sloganımız üzerinden size ve okurlarınıza Yeşil Kumbara’yı anlatalım: Yeşil kumbara projesi tüm belediyeler tarafından uygulanabilir bir konseptte dizayn edilmiştir. Öncelikli amacı, sürdürülebilir ekonomi ve yaşanabilir bir çevre yaratmaktır.

Sistem hiç karmaşık değildir, sadece programlı olmayı ve mevcut durumda genellikle karışık (organik ve diğer atıklar bir arada) biriktirilip çöp konteynırlarına bırakılarak geri dönüşümde kullanımı imkansız yada çok sınırlı olan ambalaj atıklarının ve geri dönüşebilir her türlü malzemenin kaynağında yani evlerde, iş yerlerinde ve diğer yaşam alanlarında tasnifi ve toplanmasından ibarettir.

‘Peki bu proje nasıl uygulanacak’ sorusunun yanıtı ise aslında çok basit: Katı atıkların ev ve iş yerlerinde karışık biriktirilmesi yerine belediyelerimizce ücretsiz dağıtılacak farklı ambalajları temsil eden(kağıt-metal-plastik-kompozit-pil ve elektrik ürünleri) torbalarda ayrıştırma ve biriktirmesi hane halkı veya çalışanlarca yapılıyor ve yerleşim yerinin/işyerinin toplama günü/günlerinde sokağınıza gelen yetkililere teslim ediliyor.

Ambalajları ve geri dönüşebilir diğer atıkları bazı duyarlı vatandaşlarımızca evlerinde ayrıştırarak (organik çöpler ve diğerleri şeklinde) çöp toplama kutularına bırakılması az miktarda da olsa yapılıyor ancak organik çöpler ile birlikte aynı konteynıra atılıyor olmaları ve bir şekilde karıştırılmaları bu ambalajların geri dönüşümde kullanımını engelliyor, duyarlı bir yaklaşım olsa da hane dışındaki süreçten dolayı kalitesiz bir atık meydana geliyor.

En büyük katı atık üreticisi birim olan hanelerdeki atıkları; gıda, temizlik ürünleri ambalajları, süt ve meyve suyu kutuları, cam veya plastik şişeler, konserve, salça, bal veya reçellerin cam kavanozları, teneke ve metal konserve kutuları, alüminyum içecek kutuları vb olarak örneklendirebiliriz. Ambalaj atıklarını geri kazanmak için, çöplerden (organik atıklar ve geri dönüşemeyen diğer atıklar) ayrı biriktirmemiz ve Yeşil Kumbara Atık Ünitelerine atmamız yeterlidir.

Uygulamada en verimli metod 5’li atık ünitelerinde ayrıştırmadır. Evsel atıkları (veya iş ortamı atıklarını) en basit haliyle organik atıklar (tüm atık besinler, meyva/sebze kabukları ve içleri, yemek fazlaları vb atıklar) ve katı atıklar (kağıt, plastik, metal, cam, süt kutusu vb ambalajlar) olarak ikiye tasnif edip kendileri için ayrılmış Yeşil Kumbara Atık Ünitesine ayrı ayrı koyarak yapabiliriz.

Bu metodun üzerine çıkmak istiyorsak yukarıda bahsettiğimiz beşli ünite ile (kağıt ve karton atıklar/plastik ve türevleri/kompozit kutu ve ambalajlar/metal ambalajlar/pil ve elektirik ürünleri atıkları) Yeşil Kumbara Atık Ünitesine koyarak tasnif ederek yüksek verim alabiliriz. Bu ambalajların bir besin ile teması söz konusu ise durulayıp kuruması için kısa bir süre bırakıp akabinde geri dönüşüme koyulması verimi maksimum düzeyde tutar.

Yeşil Kumbara ürünleri kullanıcılarının tamamı eş zamanlı olarak yeşil tüketicidirler. Başta ambalajlar olmak üzere evsel atıkları kaynağında doğru metodlarla ayrıştıran herkes yeşil tüketime de artı değer katmaktadır.

Projenizle birlikte sık sık ‘sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve geri kazanım’ söylemlerini kullanıyorsunuz, Yeşil Kumbara bu konularda ne tür artıları sunuyor?

Yeşil Kumbara Projesi sürdürülebilirlik ve buna hizmet edecek argümanların üretimine yönelik bir altyapı üzerine kurgulanmıştır. Projemiz sürdürülebilir bir Türkiye’de yeşil ekonomiye artılar sunan bir çalışmadır. Atıkların kaynağında doğru ayrıştırılmasına yönelik ürünlerin yerel yönetimler, STK’lar ve çevreye duyarlı markaların sponsorluklarında üretimi, hane ve iş yerlerine sağlıklı dağıtımı ve bu ürünlerde atıkların doğru tasnifini temel alan konseptimiz hammadde ve enerji israfı ve çevre kirliliği konularında alternatif yöntemler sunmaktadır.

Hane halkı ve kamusal yaşamın içindeki tüm bireylerin bilinçlendirilmesi ve yerel yönetimlerin proje kapsamındaki çalışmaları ile eşgüdümlü olarak sürece dahil edilmesini amaçlayan projemizde öncelikle ambalajın doğru tanımlanması ve geri kazanımı amaçlanmaktadır.

Biz bu sebeple projemizde, ‘Hobim Değil Sorumluluğum’ mottosunu da kullanıyoruz ve özellikle toplumsal katılımcılarda bu bilincin oluşmasına yönelik çalışmalara ağırlık veriyoruz.

Gündelik hayatta kullanılan ürünlerin boş ambalajlarının oluşturduğu ambalaj atıkları, evsel atıklara örnektir. Marketler ve diğer satış noktaları, alışveriş merkezleri ambalaj atığı oluşturdukları için büyük ölçekli ambalaj atığı üreticisi sayılmaktadır. Bunların yanı sıra, tüm işyerleri, okullar, hastaneler, kamu kurumları da ambalaj üreticileridir. Önemli olan bu üretici birimlerin doğru yönlendirilebilmesidir.

Yeşil Kumbara Projemiz ile, atıkların kaynağında doğru ayrıştırılması ve Geri Dönüşüme (Yeşil Ekonomiye) kazandırılmasına yönelik bir yol haritası çiziyoruz.

Böylece; sürdürülebilir, geri dönüşebilir ve yeşil ekonomi odaklı bir konsept ile toplumsal bilinç oluşumu artırılarak paralelinde yerel yönetimlerin atıkların toplanmasında efektif kaynak kullanımının sağlanması ve ilgili STK’lar ve akademik çevrenin bu konsepti anlatımı ile hem yaşanabilir bir ülkeye sahip olmak hem de geri dönüşüm ekonomisinden elde edilecek kaynakların milli gelire sunacağı artıları değerlendirmek şanslarına sahip olacağız.

Kaynağında doğru ayrıştırma ile elde edinilen geri dönüşüm malzemeleri yeniden üretimde kullanılıyor. Bu durumda üçlü kazanım söz konusu oluyor.

Birincil kazanım, hammadde israfına yönelik. Ardından, atıkların çöp vb şekilde doğada bırakılmasının yarattığı çevresel etkinin azaltılması geliyor. Üçüncü olarak da, hammaddeden üretim ile geri dönüşümden üretim arasındaki enerji tasarrufu geliyor.

Biz bu kazanımları da baz alarak başta yerel yönetimler olmak üzere tüm taraflara artık sürecin, ‘Sosyal Sorumluluk olmaktan çıkıp Sosyal Zorunluluk’ haline geldiğini vurguluyoruz.

 
Peki Yeşil Kumbara ile neler kazanabiliyoruz?

Kaynağında ayrıştırma, doğru planlama ile geri dönüşüm firmalarına kaliteli atık ulaştırırız. Yeşil Kumbara Projesi ile tüm Türkiye’deki yerel yönetimler sürdürülebilir ekonomiye artı değer sunarız. Yeşil Kumbara ile belediyeleri, vatandaşları ile özel ve ayrıcalıklı bir proje kapsamında buluşturmak, Karşılıklı aidiyet duygusunun pekişmesi için olanak sağlanır. Projeye dahil olan belediyelerimiz hem gelir artırıcı yeni bir kaynağa ulaşıyor hem de çağdaş ve duyarlı belediyecilik konseptlerini pekiştiriyorlar. Yeşil Kumbara Projesi ile belediye sınırları içindeki gönüllü katılımcılardan oluşacak yeni adres listesi ile binler/on binler/yüz binler ile kategorize edilebilen adrese ulaşabilen belediyelerimiz güncel bir veri bankası elde etmiş oluyor. Yeşil Kumbara Projesi ile elde edilen gelirler geçecek birkaç yıl ve projeye katılımın hızlı artışıyla birlikte kaynak gösterilebilecek rakamlara ulaşabilir. Bu sonuç ilgili belediyelerimiz özellikle yurt dışından çeşitli yatırımcılara ve fonlara yönelik güçlü bir argüman sunar. Projeye dahil olan markalar, bu proje sayesinde ücretsiz reklam ve tanıtım faaliyetlerinde faydalanıyorlar.

Ama hepsinden önemlisi ardımızda yaşanabilir bir ülke ve gezegen bırakmak adına bir adım atmış olacağız!

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında yazarlık ve editörlük yapıyor.

Evde geri dönüşüm: Nereden başlamalı, nasıl yapmalı?” için 22.438 yorum

Yorumlar kapatıldı.