Mutfakta Gıda İsrafını Azaltmak için 7 İpucu
Araştırmalara göre, eğer “gıda israfı” bir ülke olsaydı, dünyada en çok sera gazı emisyonuna sebebiyet veren 3. ülke olurdu! Türkiye’de gıda israfının %61’inin evlerde yapıldığını biliyor muydunuz?
2021 BM Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre Türkiye’de her yıl kişi başına 93 kilogram yiyecek çöpe atılıyor. Türkiye dünya genelinde en fazla gıdanın israf edildiği ülkeler arasında yer alıyor. Rapora göre dünya genelinde her yıl toplam 931 milyon ton gıda israf ediliyor. Bu, küresel çapta perakende satış noktaları, evler ve restoranlarda tüketime hazır gıdanın yüzde 17’sinin doğrudan çöpe gitmesi anlamına geliyor. Raporda israfın yüzde 61’inin evlerde yapıldığı belirtiliyor.
Dünya kaynakları halihazırdaki nüfusu dahi doyurmaya yetemezken, 2050 itibariyle eklenecek 2 milyar daha insana yetecek üretim nasıl yapılabilir?
Şüphesiz ki, gıda israfını önlemeye yönelik her adım mevcut tabloda büyük önem taşıyor. Rahatlıkla uygulayabileceğiniz bu 7 temel ipucu ile işe kendi mutfağınızdan başlayabilirsiniz.
Planlı ve Yeteri Kadar Alışveriş Yapın:
Daha az israf etmek istiyorsak daha az almak düşündüğünüzden çok daha etkili ve önemli bir adım. İhtiyacımız olmayan ya da tüketeceğimizden çok gıdanın dolabımıza zaten hiç girmemesi aslında gıda israfı sorununun da hiç oluşmaması demek. Market alışverişini aç karnına yapmamak, haftalık menüyü olabildiğince planlayarak hareket etmek, bizi ihtiyacımız olmayanı almaktan kurtaracak basit ama önemli çözümler. Her gün mutlaka ne yiyeceğinizi önceden kararlaştırmanız ve buna uymanız gibi katı ve gündelik hayatta yapılması çok da mümkün olmayan bir plan programdan bahsetmiyorum elbette. Haftalık alışverişinizden önce o hafta için, şu gün sebze şu günler baklagil şu gün makarna yenebilir gibi kafanızda kabataslak bir plan yapmak hangi üründen ne kadar alacağınıza dair size genel bir fikir verecektir ki bu da o hafta ihtiyacınız olmayan tüketmeyeceğiz alışverişten sizi uzak tutmaya yarayacaktır. Mutfağınızdaki gıda israfını azaltmak için en önemli adımı attınız bile!
Dolabınızı doğru yerleştirin:
Buzdolabınızı nasıl yerleştirdiğiniz özellikle sebze ve meyvelerimizin tazeliğini koruyabilmeleri bakımından büyük önem taşıyor. En hassas ve çabuk bozulabilen yeşil yapraklı sebzeleri yıkamadan, mutfak bezine sararak, kapaklı bir kap içerisinde buzdolabına yerleştirmek en doğru saklama şekli. Bazı meyveler (elma, armut, muz vb.) salgıladıkları “etilen” gazı sebebiyle özellikle yeşil sebzelerde çürümeyi hızlandırır ve çabuk bozulmalarına sebebiyet verirler. Bu yüzden yeşilleri meyvelerin yanına koymamak, tazeliklerini korumak için dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta. Patates, tatlı patates, bal kabağı gibi bazı kök sebzeleri ile soğan sarımsak gibi sebzeler buzdolabında değil, serin, nemsiz karanlık bir ortamda saklandıklarında daha uzun süre tazeliklerini korurlar.
Derin dondurucunuzu çok sevin:
Gıda israfını azaltmanın en kolay yolu ürünleri daha uzun süre kullanabilmek ve bunun en kolay yolu ise mutfağımızın en kıymetlisi derin dondurucularımız. Artan bir yemeği, sebzelerin meyvelerin kullanmadığımız kısımlarını, bozulmaya yüz tutmuş herhangi bir ürünü buzluğa atıp dondurmak bize tüm bu ürünleri tekrar değerlendirmek ve tüketebilmek için imkan sağlar. Bununla birlikte, yarı haşlanmış baklagilin, yıkanmış doğranmış sebze kökleriniz ve önceden hazırlayıp dondurduğunuz sebze stoğunuz varsa harika bir çorba hazırlamak muhtemelen on dakikadan fazla sürmeyecektir. Kısacası derin dondurucusuzla aranız iyi olsun, o size hem zaman hem de enerji kazandırabilir.
Kökten Uca Tüm Sebzeyi/Meyveyi Kullanın:
İyi yıkanmış sebze ve meyvelerinizi kabuklarından saplarına her yerini kullanın. Havucun dışını kazımadan, maydanozu sapı ile kullanmak yemeğinize ayrıca lezzet katacaktır. Fakat sebzelerinizi soymadan yada sapları ile kullanmak istemezseniz de, sebze stok bu kısımları değerlendirmek için harika bir yöntem. Soğan kabuğu, maydanoz sapı, sebze kökleri, sapları gibi sebzelerin kullanmadığınız tüm kısımlarını, karabiber tanesi, defne yaprağı, kekik, biberiye dalı gibi baharatlarla lezzetlendirip tencerede kaynatarak elde edeceğiniz sebze stoğunuzu dolapta ya da buzlukta dondurarak saklayabilirsiniz. Narenciye kabuklarını özellikle limon ve portakalın dışını rendeleyerek, salata soslarından yemeklere, tatlılara bir çok yerde kullanabilirsiniz, lezzet ve doku katacaktır. Elma kabuklarını ise kurutup bitki çaylarınızda lezzet vermesi için kullanabilirsiniz.
Artan Sebzeleri Fermente Edin:
Fermantasyon dediğimiz süreç, bakterilerin sebzeyi doğal olarak çürümesidir aslında. Yazın aldığımız salatalıklardan yaptığımız turşuyu tüm kış boyunca tüketebilmemizi ve elbetteki lezzetini, tamamen o sağlıklı bakterilere borçluyuz. Bu sayede, dolabınızda kalan ve tüketemeyeceğiniz her sebzeyi fermente ederek çok uzun süre saklamanız mümkün. Sebzelerin lezzetlerinin nasıl değişerek geliştiğine şahit olmak ise işin bonusu! (Lakto-fermente havuç ve pancar tarifine buradan ulaşabilirsiniz.)
Olgun Meyvelerden Reçel Yapın:
İyice olgunlaşmış meyveleri değerlendirmenin belki de en lezzetli yolu reçel yapmak. Olgunlaşmış meyvenin kendi doğal şeker oranı yüksek olacağından, çok az şeker koyarak biraz asit ilavesi ile (limon suyu olabilir) meyveleri kıvamı koyulaşana dek kaynatın ardından oda sıcaklığında soğutun ve cam kavanoza koyup buzdolabına alın. O atılmak üzere olan meyveniz artık kahvaltı sofranızın baş köşesinde! Muz gibi reçele dönüştüremeyeceğiniz meyveleri ise buzluğunuzda dondurabilirsiniz, smoothie gibi içecekler hazırlamak için rahatlıkla kullanabilirsiniz.
Dolapta Kalanlardan Yeni Tarifler Yaratın:
Mutfağa enerji ve zaman ayırmak çoğu zaman çok kolay olmuyor. Ancak, kalıplaşmış tariflerin dışına çıkmak, kendi mutfağınıza göre uyarlamalar yapmak size hem dolabınızdaki malzemeleri dilediğiniz şekilde kullanma ve değerlendirme esnekliğini verir hem de mutfakta çok daha keyifli vakit geçirmenizi sağlar. Dolapta kalanlardan hazırlanan, elinizdeki malzemeye göre dilediğiniz şekilde uyarlayabileceğiniz harika bir kış çorbası tarifine buradan ulaşabilirsiniz.
KAYNAKLAR: Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü, National Geographic






































































































Yorumlar kapatıldı.