“Food Revolution”ın Los Angeles’teki başarısı

Eğer yazılarımı kaçırmadan takip ediyorsanız birkaç ayda bir Jamie Oliver ile ilgili güncellemeleri sizlere anında anlatabilmek için can attığımı fark etmişsinizdir. Çok yakışıklı ve müthiş zevkli bir aile babası olması, kolay uygulanabilir ağız sulandırıcı yemekler yapıyor olması bir yana, son yıllarda sağlıklı bir Amerikan gençliği için verdiği mücadele herkes gibi benim de yakından takip ettiğim bir dizi olaylara sahne olmaya devam ediyor.

İlk önce Amerika’nın en çok obez nüfuslu şehiri Huntington’dan sonra ikinci bölüm olarak sırada en çok genç nüfuslu şehri Los Angeles okulları vardı. Okullarda bu gösteriyi yapmasına izin vermeyen yetkililer yine de Jamie Oliver’ı durduramamışlar, Oliver bu kez de “Food Revolution” tırının içinde gençleri toplayarak “daha iyi beslenme eğitimine” devam etmişti. İstikrarlı inatçılığı meyvelerini vermeye başladı sanırım. Dün Los Angeles yetkilileri duruma kulak verdiklerini gösterdiler. Beşe iki oyla yetkililer aromalı sütleri, tavuk nugget’ları ve diğer bazı zararlı gıdaları 1000’den fazla okul kampüsü menü listesinde yasaklayıp, daha çok sebze, daha az fast food seçeneği ile geliştirmeye karar verdiler.

LA Times’ın verdiği habere göre “balkabağı soslu ıspanaklı tortellini” ve “California sushi roll” yemek menülerinde görecekleri yenilikler arasında. Ayrıca soya sütü de eklemişler bu menüye. Jamie Oliver Los Angeles’ta 680.000 çocuğun faydalanacağı bu oylama sonucu için ülke çapında, diğer bölgelerin de yapabileceği değişiklikler açısından örnek teşkil edeceği büyük bir adım olarak nitelendirdi. Bu oylamaya bakılırsa Jamie Oliver’ın sürdürdüğü kampanyanın etkisinin büyük olduğu oylamaya red oyu veren bir üye tarafından yapılan açıklamanın ardından kesinleşti. Üye konseyin “TV’de propoganda yapmaya çalışan bir şef” ile taraf olduğunu belirtmiş! Eee, acaba gıda dedikleri şeylerin aslında hiç besleyici olmadığının farkında değiller mi? Elbette propaganda yapacak… Şimdi Jamie Oliver için sırada neresi var merak ediyorum.

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Beslenme, Çocuk ve Bebek, Gıda, Gıda Gündemi
GDO’lu gıdalardan uzak durmak için 10 neden

GDO sık sık dünyadaki gıda krizine çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Aslına bakarsanız bu bir numara.

Kapat