Yemeği yalnız yemek bizim için faydalı mı zararlı mı?

Tek başına yemek yemek, süreç içinde modern yaşamın bir parçası haline geldi. Hayatın hızlanmasıyla birlikte birçok insan zaman zaman kahvaltısını hızlı bir tost ve kahve ile geçiştiriyor, tek başına şık bir restorana yemeğe gidiyor veya evde yemeğini kendi hazırlayıp tek başına yiyor. Bu da yemeğin geçmişten günümüze oluşturduğu kültürün değişimine sebep oluyor. Yemek kültürünün bu önlenemez değişimini farklı perspektiflerden değerlendirirken bu alışkanlık faydalı mı zararlı mı sorusunun cevabını araştırdık.

TIKLAYIN: Sipariş vermek yerine kendi yemeğinizi hazırlamanın hayatınızı değiştirecek 15 yararı

Yalnız yemek yemenin kötü bir şey olduğu fikrinden uzaklaşmanın özgürleştirici bir tarafı olmasının  yanında yeni beslenme alışkanlıklarımız da bizi keşfedilmemiş bölgelere yönlendiriyor. Şimdiye kadar yemeği gruplar halinde yemek, insanlar için evrensel bir ritüeldi. Yemeğin tüketiminin beraber yapılmasının güvenilirliği artırması gibi pratiklik yönünün yanı sıra,  yemekler geleneksel olarak başkalarıyla bağlantıya olan temel ihtiyacımızı karşılamak için kullanılıyordu. Günümüzde ise, yalnız yemek yeme alışkanlığının artan obezite oranlarıyla aynı anda yaygınlaşmasının sadece bir tesadüf olup olmadığı da sorgulanabilir.

Bir diğer taraftan, mikro düzeyde, uzun bir günün ardından akşam yemeğinde ne yeneceği kararını tek başına vermek zorlayıcı olabiliyor. “Yalnız yemek yemek sadece ne ve ne yediğimizi büyük ölçüde değiştirmedi aynı zamanda kendimizle yeme konusunda nasıl konuştuğumuzu da değiştirdi. Nasıl yemek yememiz gerektiği ile gerçekte nasıl yediğimiz arasında sürekli bir uyumsuzluk var.” diyerek konuyla alakalı görüşlerini ortaya koyuyor The Way We Eat kitabının yazarı Bee Wilson. 

Peki bütün bunların yanı sıra, tek başına yemek yemenin insanlar üzerinde nasıl bir etkisi var? Fleming, bu durumun en temel düzeyde, ekstra iş yükü yarattığını söylüyor. Tüm bu yemek yapma çabasını bir kişiyi beslemek için harcıyorsun, sonrasında ise bulaşıklarıyla uğraşmak gerekiyor. Örneğin, toplu yemek pişirme bunu kolaylaştırmanın bir yolu olarak kabul edilebilir, çoğu tarifin 4-6 kişi için tasarlandığını düşünürsek tek kişilik yemek pişirmek sıkıntı yaratıyor ve bol yemek yapıp hafta boyunca aynı şeyi yemek kimsenin hoşuna gitmiyor. Gerçi artık daha küçük porsiyonlara göre hazırlanmış yemek kitapları yayınlandığı için bu yavaşça değişiyor.

Yalnız yemek yiyen pek çok kişi, akşam yemeği için buzdolabında veya kilerde bulunan malzemelerden bir yemek toplayarak derleme yemekler yapıyor. Tüm dünyada, tek porsiyonluk hazır yemeklerdeki, humus ve guacamole gibi aperitif ve sos satışlarındaki artışın, sağlıklı ve yemesi kolay olan yiyecek arayışı ile bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz.

Peki bu acele neden? Bireylerin yoğun programları bir faktör olarak sayılabilir. Bunun yanında araştırmacılar, yalnız yemek yenildiğinde, oyalanmaya daha az eğilim olduğunu da buldular. Fleming, öğün başına düşen ortalama sürenin her yıl git gide kısalmakta olduğunu ve daha fazla insanın ana öğünlerinin yerini atıştırmalıklara bıraktığını belirtiyor.

Solo diyetlerin kalitesinin değerlendirilmesiyle ilgili çalışmalar farklılık gösteriyor. İnsanlar, grup ortamlarındayken fazla yemek yemeye meyilliler ve başkalarıyla yemek yerlerken uyguladıkları diyeti bozmaya daha yatkınlar. Bu anlamda, yalnız yemek yemenin kişinin daha verimli şekilde diyet programına sadık kalmasına izin veren olumlu bir yaklaşım olduğu söylenebilir. 

Öte yandan, yalnız yemek yiyen kişiler, diğerleriyle yediklerinden daha az sebze yiyorlar ve gizli yiyecek zevklerine düşkünlüklerini daha rahat gerçekleştirebiliyorlar çünkü yargılanmaları söz konusu değil. 

Bu iki yön de göz önüne alındığında bu konuda gri bir çizgi sergilemek daha doğru gibi görünüyor. Kendi kendinize hazırlayacağınız bir yemeğin özgürleştirici ve meditatif bir etkisi olabilir ancak iletişim ve yemeğin arasındaki bağın zayıflamaması gerektiği de işin bir başka yönü. Hızlı hayatlarımız içinde sofra kültürünün yerini unutmamalıyız. Topluluk duygumuz ne kadar fazlaysa kendimizi o kadar iyi hissederiz. Kişi yalnız yemek yemek zorunda hissetmemeli ve bu bir tercih olarak kalmalı. Bunu sağlamak için işe bugün yemeğinizi sevdiklerinizle yiyerek başlayabilirsiniz.

Kaynaklar:
TreeHugger
The Guardian

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Sinem Uğurdağ

Istanbul’da başlayan hayat yolculuğum farklı kıtalarda yaşadığım uzun soluklu deneyimlerle birlikte tüm heyecanıyla devam ediyor. Yoga, kamp, fotoğraf, müzik festivalleri ve yemek yapmak vazgeçemediğim ve nerede olursam olayım hayatıma renk katan ilgi alanlarım. Bunların yanı sıra, doğayla ilişkimi her geçen gün daha da güçlendiriyorum; farklı coğrafyaları gözlemledikçe dünyamızın tabiatına hayranlığım artıyor. Herkesin önce kendi bedenine sonra etrafındaki canlılara karşı sorumlu olduğuna ve bunun bilincinde olan her bireyin farkındalık yaratması gerektiğine inanıyorum.

Yorumlar kapatıldı.