Veganlıkla ilgili merak edilen her şeyi vegan diyetisyen Kevser Başkara’ya sorduk

Vegan yaşam biçimi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yükselişte. Vegan diyetisyen Kevser Başkara’ya veganlıkla ilgili merak ettiklerinizi sorduk.

Röportaj: Deniz Aytekin

Vegan yaşam biçimi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek yaygınlaşıyor. Konuya yabancı okuyucularımız için veganlık nedir ve neden tercih edilmelidir kısaca anlatır mısınız?

Veganlık, özetle hayvan sömürüsüne deneyler, sirkler, hayvanat bahçeleri, beslenme, spor, giyim, kozmetik, bilim amaçlı yani yaşamın hiçbir pratiğinde yer vermemektir ve bu sömürüye karşı çıkmaktır.

Sizin, bireysel olarak vegan olma süreciniz nasıl gelişti ve ‘vegan diyetisyen’ olmaya nasıl karar verdiniz?

Vegan yaşamaya karar verme sürecim, öncelikle okuduğum Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü sorgulamamla, ardından mesleki bilgileri eleştirmekle başladı. Yurt içi ve yurt dışı bilimsel toplantılarda yer aldım, bu toplantılardaki gözlemlerim, dört yıl boyunca aldığım eğitimden sonra “bilim, sağlık, beslenme” gibi konulara biraz geniş bir şekilde bakmaya ve görmeye başladım. Bir zincir var ve her şey buna hizmet ediyor, vegan olmadan önce beslenme önerileri veren ben dahil… “Bu zinciri kırmalıyım, peki nasıl?” diye başlayan bitmek bilmeyen sorularım… Daha sonra toplumsal adalet ile ilgili kafayı yormaya başladım. Sağlık, politik bir konu, sağlıklı gıda ve sağlıklı olmak, sosyal bir haktır.

İşte, bunların hepsi beni vegan yaşamaya iten nedenlerden bazıları.’Vegan diyetisyen’ olmaya karar vermedim, vegan olduğum zaman diyetisyenlik yapıyordum, bunu duyurmaya başlayınca, hakkında yazılar yazmaya, konu dahilinde insanlarla bir araya gelmeye başladım. ‘Vegan diyetisyen’ benim kendime koyduğum sıfat değil, insanlar yakıştırdı, ben de çok sevdim. Böyle anılır oldum.

Daha sonra vegan beslenmeyle ilgili müthiş bir eksikliğin olduğunu gördüm, insanlar bilmeden sağlıksız besleniyordu, onlara doğru bilgileri pozitif bir şekilde daha fazla aktarmalıydım. Sonra konuyla ilgili röportajlar yapmaya, bu şekilde vegan yaşama ilgi duyanlara ilham vermeye başladım (kendileri böyle ifade ediyor). Yaptığım sporu, yaptığım yepyeni bir tarifi, tavsiyeyi, canlı yayını, ilham veren bir veganla buluşmamı, röportajlarımı takipçilerimle paylaşa paylaşa sosyal medyada 10 binden fazla takipçiye ulaştım.

Sonra sonra… Sitemi kurup buradan yayın yapmaya, bu alanda eğitimler ve mutfak çalışmaları yapmaya başladım, Açık Radyo’da Ömer Madra’nın büyük desteğiyle Vegan Sağlık programını yapmaya başladım. Sosyal medya hesaplarımın tümünü aktif bir şekilde kullanıyorum, mail’e olsun DM’ye olsun, yorumla olsun gelen her soruyu ve öneriyi önemsiyorum. Çünkü, insanların veganlığı anlamasını ve bunu anlarken doğru beslenmesini istiyorum.

Bunların hepsi beni motive ediyor, vegan beslenme ile ilgili yararlanabilecekleri güzel bir arşiv sunmaya çalışıyorum. “Ben vegan olsaydım vegan bir beslenme ve diyet uzmanından ne isterdim?” sorusunu kendime soruyorum, tabii anlattıklarımın bir tık üstü var. Evde denediğim tarifler, her gün okuduğum makaleler, sosyal gözlemlerim ve gelen sorular bana güzel doneler veriyor. Bunları paylaşılacak olgunluğa gelince paylaşacağım. Her gün kendimi geliştiriyorum ve bundan çok keyif alıyorum, çünkü vegan bir diyetisyen olarak tahmin edeceğiniz üzere binlerce soru alıyorum, artık hangi sorunun ardından ne gelir biliyorum ama iyi niyetle sorulmuş her soruya cevap vermeye çabalıyorum.

TIKLAYIN: Kadıköy’ün 8 vegan dostu durağı

Danışanlarınız size ne gibi hastalık ya da rahatsızlıklarla başvuruyorlar, genelde hali hazırda vegan olan kişilerle mi çalışıyorsunuz yoksa vegan olmayıp belli sıkıntılardan dolayı vegan bir yaşam biçimine geçiş yapmak isteyenlerle mi?

Danışan kişilerin danışma nedenleri birbirinden farklı oluyor. Vegan olmayıp vegan beslenmeyi öğrenmek isteyenler, iltihabi eklem hastalıkları, şeker hastaları, insülin direnci olanlar, kilo problemi yaşayanlar, özellikle besin alerjileri olanlar (süt, yumurta, gluten vb.) bağırsak ve mide hastalıkları olanlar, sporcular, veganlar, bebekler… Çok geniş bir danışan yelpazem var. İnsanlar şifa bulmak için, yaşam felsefelerinin en temel pratiği olan vegan beslenmeyi sağlıklı bir şekilde uygulamak için, kaliteli yaşamak için bana danışıyorlar. Ülkemizde beslenme ve diyet uzmanı olup %100 vegan diyeti öneren uzmanı bulmak çok zor olduğundan insanlar bir şekilde arayıp bulup danışmak için başvuruyorlar.

Bunun dışında zorunlu vegan beslenmek zorunda olanlar, örneğin kalp damar hastaları… Bir daha kalp damar hastası olmamak için başvuruyor ve bu şekilde birçok danışanım iyileşme sürecine giriyor. Yüksek tansiyonu, diyabeti olup ilaçlarını bırakan çok danışanım oldu. Başta zorlansalar da ancak iyi bir motivasyonla ve düzenli eğitimle sürdürülebiliyor. Çünkü, 50-60 yaşına gelmiş,hayvansal gıdaları sürekli tüketen biri için kolay olmuyor bu alışkanlıklardan vazgeçmek. Bu işi bilinçle yapmak şart!

 Herkesin sorduğu soruyu bir de biz soralım: Veganlar proteini nereden alır?

Envai çeşit bitkisel içerikten protein alınabiliyor. Başlıca kaynaklar, kuru bakliyatlar, tahıllar, sebzeler, tohumlular. Bir kase mercimek çorbasından, bir avuç kuru bakliyattan beş gram protein alırsınız. Protein iki yıldır bana belki de binlerce kez soruldu. Şöyle diyeyim, vegan olmadan öncesine göre protein değerlerim daha yüksek. Ancak burada en önemli kısım vegan beslenmeyi bilinçli bir şekilde uygulamak. Bilinçsiz bir şekilde uygularsanız faydasından çok zarar görebilirsiniz ve internetten, yanlış mecralardan doğru bilgiye ulaşmak samanlıkta iğne aramak gibi. O nedenle süzülmüş doğru kaynaklardan bu bilgileri almakta zaman ve sağlık açısından fayda var. Ben hem mesleki bilgim, hem kendi yaşam tecrübelerim, hem de sürekli insanlarla bir arada olmam vesilesiyle bu konuda iyi bir rehber olduğumu düşünüyorum.

TIKLAYIN: Etsiz yaşam 101

Vücut için gerekli tüm proteinler ete alternatif gıdalardan alınabilse de B12’nin yerinin asla doldurulamayacağını sık sık okuyoruz. Veganların mutlaka takviye olarak dışarıdan B12 desteği alması gerekli mi?

B12 topraktaki siyanobakterilerden sentezlenen bir tür vitamindir. Topraklar temiz olsaydı ve bu kadar hijyen takıntılı insanlar olmasaydık bu bakterileri alacak, midemizde bir proteinle bağlayacak ardından bağırsaklarda sentezleyecektik. Ancak şu an yenilen etlerin çoğunda B12 tıpkı bizim gibi takviye yoluyla temin ediliyor. B12 almak uğruna antibiyotikler, kolesterol, doymuş yağ, büyüme hormonları almak yerine takviye yoluyla bunu halletmek daha sağlıklı ve ucuz geliyor. Vegan olanların vegan olmayanlara göre B12 eksikliği sadece yüzde bir daha fazla.

 İhtiyacımız olan tüm vitamin ve mineralleri karşılayabileceğimiz üç (ya da daha fazla) öğünlük örnek bir menü verebilir misiniz?

Günlük ve haftalık menü ile ilgili vegandiyetisyen.com sitesinde ayrıntılı anlattığım iki yazım var, dileyenler o yazıları okuyabilir (haftalık vegan menü örneği, günlük vegan menü örneği). Ancak, orada da anlattığım gibi özetle şunları yapmak gerekiyor: Çeşitli beslenmek, sanayi tipi tüketimlerden, alkol, işlenmiş şeker, kızartmalardan uzak durmak ve en önemlisi doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak (düzenli fiziksel aktivite vb).

Kabaca tabağınızı dörde bölün. Teker teker kuru bakliyat, tahıllar, sebze, meyve yerleştirin, yanına da yağlı tohumları ekleyin. Burada en önemli kısım kimin ne kadar bu içeriklere ihtiyacı olduğu, herkesin ihtiyacı farklı, bir sporcuyla, bir yaşlının, bir kadınla erkeğin bir bebeğin ihtiyaçları farklıdır. Artı, sağlıklı beslenme sistemini düzenlemek için kullanılan ilaçlar, besin alerjileri gibi birçok faktör de devreye girer.

 Vegan beslenen herkesin sağlıklı olacağı da ayrı bir yanılsama. Üzerinde vegan etiketi bulunan ama içerisinde onlarca katkı maddesi ve kimyasal bulunan sağlığa son derece zararlı gıdalar da var tabii ki. Ya da örneğin üç öğün patates kızartması ve pilav yenerek de vegan olunabilir. Bu çizgileri nerede çizmeli, nelere dikkat etmeli vegan beslenirken insanlar?

Demin üzerinde durduğum biraz da buydu aslında… Kızartmalar, işlenmiş şekerler, alkol vegandır, pakete girmiş “vegan” ürünlerde hayvansal içerik bulunmaz ancak sağlıksızdırlar. Bir çalışma var, kalp damar sağlığının vegan beslenmeyle korunmasından bahsediyor. Bu çalışmada kalp krizi riski hayvansal yiyenlerde yüzde 100 olarak alınmış endüstriyel vegan beslenenlerde yüzde 50. Benim vegan beslenmeden ziyade ısrarla üzerinde durduğum konu ‘bütünsel bitkisel beslenme’ ile yüzde 20’lere kadar düşmüş. Yani vegan beslenme sağlığın anahtarı değildir. Konuya nasıl baktığınız önemli, ben hayvanları da doğayı da insanları da önemsiyorum ve kendi sağlığımı da önemsiyorum. Bu nedenle bu tüketimlerden olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum.

Evet vegan beslenme faydalı, ama nasıl? İnsanların denenmiş başarılmış pratiklere ihtiyacı var. Ben de iki yıl gibi bir zamanda yoğun bir şekilde üzerinde durduğum bu bitkisel beslenme konusunu çok önemsiyorum. Mesela kuru fasulyeden yapılacak envai çeşit tatlı var. Malzemeleri zor bulunan pahalı içeriklerin derdinde değilim, uygun fiyatlı, sağlıklı, hayvansal içermeyen, çevreyi minimum derecede kirleten beslenmenin derdindeyim. Yoksa, ben 70 kalori vegan yiyecek yiyeceğim diye çocuk işçi çalıştırılmış, taa dünyanın bir ucundan gelmiş, gelirken dünyanın kaynaklarından 7000 kalori harcanmış bir ürünün derdinde değilim. Temiz gıda bir sosyal haktır, sadece zenginlerin ulaşabileceği bir şey değildir. Konuyu özetleyecek olursam, vegan beslenmek, size kanser olmama, saçlarınızın dökülmeme garantisi vermez. Sağlık, bütünsel bir konudur, vegan yaşıyor olabilirsiniz, ancak sağlık için sizin nasıl beslendiğiniz çok önemli. Bugüne kadar 1000’den fazla kişiye birebir vegan beslenme anlattım. Yüzlerce hatta belki de binlerce kişiyle vegan beslenme ile ilgili konuştum. İnsanlar pratik, sağlıklı, bilinçle uygulayacakları önerilere ve gerçek bilimsel bilgiye ihtiyaç duyuyor. Ben de bu alanda çalışan bir beslenme ve diyet uzmanı artı vegan yaşayan biri olarak insanların bu eksikliklerini kapatmak adına bilinçlendirme çalışmaları yapmaya gayret ediyorum.

TIKLAYIN: Mutlaka tanışmanız gereken yedi bitkisel protein kaynağı

Son zamanlarda çok konuşulan başka bir konu ise her canlının yalnızca kendi annesinin sütünü içmesi gerektiği, insanların inek ve keçi sütüne sağlık açısından da ihtiyacı olmadığı. Hem etik hem de sağlık açısından sizin bu konudaki görüşleriniz nedir? Süt ve süt ürünlerinde bulunan vitamin ve mineralleri hangi kaynaklardan alabiliriz?

Pazarlamada önemli bir kural vardır, bir şeyi satacaksanız önce onun ihtiyaç olduğuna insanları ikna etmeniz gerekir. İkna ettikten sonra o şeyi satmaya ve bu şekilde para kazanmaya başlarsınız. Mesela piyasada yağ yakmak için satılan pek çok ürün var, bilinçli bir insanın bunlara ihtiyacı yok, yüzlerce kişiye kilo verdirdim, hiçbirine bu ilaçları vermedim, doğru beslenme, düzenli aktivite, doğru yaşam alışkanlıklarıyla halledilebiliyor. Ama insanlar genelde sabırsız, hem onu hem de bunu yapmak istiyor. Gelelim, süte.. Sütü kalsiyum için öneriyorlar ancak hayvansal süt oldukça asidiktir, içeriğinde yüksek kalsiyum bulunur, evet ancak kalsiyum fosfor dengesine uymadığından kemikten fosfor çeker ve ayrıca dünyanın yarısı sütü sindiremez. Önerilen kalsiyumun yarısı kadarı işimizi görüyor. Tüm bitkisel gıdalarla çeşitli beslendiğinizde karşılayabiliyorsunuz. Ispanağın 100 gramında 58 mg, kuru nohutun bir su bardağında 80 mg kalsiyum var. Günlük ihtiyacımız 500-600 mg arasında ve biz çok rahat bunu bitkisel bir beslenmeyle karşılıyoruz.

Bir diğer konu da her canlının sütü kendi yavrusu içindir mesela insan yavrusuna bakalım… Emdiği ilk süt damlasının yağ içeriğiyle son süt damlasının yağ içeriği birbirinden farklı. Bu neden böyle? Bebek doygunluğa ulaşsın diye sonlara doğru bu mükemmel mekanizmamız ayarlamayı yapıyor ve bebek doyuyor. Biz başka canlının sütünü içtiğimizde bu olmuyor. Ayrıca bir başka canlının sütüne ihtiyacımız yok. Konuyla ilgili ‘hayvansal sütlerin insan sağlığına etkileri’ adlı bir Açık Radyo Vegan Sağlık programı da yapmıştım. Dileyen detayları öğrenmek adına buradan dinleyebilir.

TIKLAYIN: Hayvan deneyleri hakkında 10 korkunç gerçek

Özellikle son 2-3 yılda İstanbul’da menüsünde vegan seçenekler bulunduran kafe ve restoran sayısında bir patlama yaşanıyor. Hatta bu yıl ikinci kez Vegan Festival bile düzenlendi. Siz de bu festivalin organizasyonunda aktif olarak yer aldınız. Neler oldu bu festivalde ve festivale kimler katıldı, biraz anlatır mısınız?

Mekânlar artıyor ancak sağlıklı vegan yemeğe ulaşmak yine de kolay değil.  Sağlıklı vegan deyince aşırı pahalı yemekler gelmesin akla. Mercimek çorbası, kuru fasulye, pilav ve salata gibi bu memlekette en fakirinden tutun en zenginine sofralarda yer alan bir menüden bahsediyorum. Vegan yemek dahi demeye gerek yok, esnaf lokantalarına ihtiyaç var, yoksa parası olan her türlü bir şekilde bulup yiyor, iş genele hitap etmek, özellikle öğrenciler, dar gelirliler, ev ekonomisi yapan kişiler… Bu kişileri kazanmak gerek. Demin de dediğim gibi sağlıklı gıda sosyal bir haktır. Tabi, öncelikle toprağın temiz olması, yerel tarımın desteklenmesi, politikaların iyileştirilmesi önemli. Ben Açık Radyo’da her çarşamba 14.00’da yayınlanan Vegan Sağlık programında bu konulara sıklıkla değiniyorum. Hatta Gıda Mühendisi Dr. Bülent Şık ile yaptığımız GDO programını herkesin dinlemesini öneririm.

Didim Vegan Festivali… Didim Vegan Festivali’nin etkileri hâlâ sürüyor, Didim Belediyesi ile çok güzel bir festival çıkardık ortaya. Hala takdir ediliyoruz. Organizasyonda veganlık ve bilimsel kısımdan genel düzenlemelere kadar pek çok konunun sorumlusuydum. Bir de dört gün boyunca vegan beslenme sorularını cevapladım. Standımı 500’den fazla kişi ziyaret etti. Sadece standdaki hikayelerle bile bir kitap çıkarılabilir. Festivali 160 binden fazla kişi ziyaret etti. Türkiye’nin ilk ve tek vegan festivaline yakışır bir programı vardı. Ömer Madra, Murat Kınıkoğlu, klinik psikolog Nilgün Dereköy, psikolog Güneş Güman gibi Türkiye’de alanlarında en yetkin isimleri festival programında yer aldı. Hayvan haklarıyla ilgili çok iyi oturumlar gerçekleştirildi. Beslenme ve sağlık, hayvan hakları ve çevre konularında bilimsel oturumlar, atölye çalışmaları, konserler, rekor denemeleri oldu.

Benim için anlamlı bir yanı da vegan olarak Türkiye’de böyle bir festivalin olmasıyla başlı başına gurur duydum, kendimle, en başından beri omuz omuza çalıştığımız festival komitesiyle, Didim Belediyesi’yle… Festivale katılım ücretsizdi. Veganlar, vegan olmayanlar, Almanya’dan gelen turistler… Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi gelmişti. Ben bire bir misafirlerle iletişim kurduğumdan çok güzel olaylara tanıklık ettim. Bunun yanı sıra yavaş şehir hareketinin Türkiye ve dünyadaki önemli isimlerinden Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Didim Vegan Festivali baş mimarı Belediye Başkanı Deniz Atabay’ın sağlıklı şehirleri konuştukları bir söyleşi de yapıldı. Tunç Bey ve eşiyle İstanbul’da festival sonrası bir araya geldik, festivalden çok etkilenmişler ve çok beğenmişler.

Festival, özetle yaşama dair bir değeri yüceltti. Vegan yaşam çevresinde toplumun bin bir renginden kesimini bir araya getirdi. Haberciler ve gazetecilerin yoğun ilgisi vardı. Seneye üçüncüsü. yapılacak, bu kez daha geniş kapsamlı olacak. Bunlar iyi gelişmeler, veganlık adına, hayvanlar, insanlar, doğa adına atılan önemli adımlar. Birden olmayacak, birden yıkılmayacak tabular. Sebat edeceğiz. Sabırla anlatacağız.

Veganlığı merak eden, vegan olmayı düşünen okuyucularımız için başvurabilecekleri ve sizin faydalı bulduğunuz birkaç kaynak önerebilir misiniz?

Veganlığın sadece vegan yemek yemek olmadığını, bir beslenme şekli olmadığını belirtmek isterim. Konu oldukça geniş, pek çok farklı yerlerden girilse de aynı noktada buluşuyoruz.

What the Health (Sağlık Komplosu) herkese önerdiğim bir Netflix Belgeseli, kitap olarak İnsan Neden Vegan Olur? basit bir şekilde tüm konuyu anlatıyor, incecik bir kitap bir oturuşta bitiriyorsunuz. Food Choice ve That Sugar’ı da izlemelerini öneririm. Türkçe kaynak olarak kurduğum ve yönettiğim vegandiyetisyen.com sitesini ve her çarşamba 94.9 Açık Radyo’da hazırlayıp sunduğum ve vegan sağlık ile ilgili her konuyu içeren insanın ve gezegenin sağlığı için bitki temelli beslenme sloganlı Vegan Sağlık programını öneririm. Çok yakında yemek tarifleri, yaşam önerileri dahil pek çok konuyu içeren bir Youtube kanalıyla karşınızda olacağım. Bence bu işi bir beslenme ve diyet uzmanının yapması oldukça kıymetli, insanlar uzmandan duyunca ikna oluyor.

Buradan bana güvenen, bilgime değer veren, veganlığın felsefesini benimseyen herkese selam ederim. Son olarak vegan yaşam mümkün, bunun için alışılageldik alışkanlıklardan vazgeçmek ve konfor alanının dışına çıkmak gerekiyor, başta biraz zor olsa da sonrasında müthiş bir rahatlık veriyor ve keşke en başından böyle olsaydım diyorsunuz, ben öyle dedim. Vegan yaşadığım için çok mutluyum, daha sağlıklıyım, sporumu artırmama rağmen besinsel eksiklik yaşamadım, daha tutarlı ve daha vicdanlı hissediyorum.

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Deniz Aytekin

Boğaziçi Üniversitesi'nde felsefe okudu. Müzik, edebiyat, felsefe ve çevre konularında yazarlık ve editörlük yapıyor.

Yorumlar kapatıldı.

Daha fazla Ekoloji, Gıda, Gıda Gündemi, Hayvanlar, Vejetaryen ve Vegan, Yeme İçme
Sağlık Bakanlığı’nın şikayeti üzerine, Türkiye’de kansere yol açan gıdaları açıklayan Bülent Şık hakkında soruşturma başlatıldı

2011-2016 yılları arasında kanserden ölümlerin dünya ortalamasının üstünde olduğu Antalya, Ergene ve Dilovası’nda çevre kirliliğinin kanser vakalarının üzerindeki etkisine ışık...

Kapat