Mevsiminde beslenin, alerjiden kurtulun!

Her şeyi zamanında yemenin doğayla ahenk içinde olmak olduğunu söylersem yanlış bir cümle kurmuş olmam sanırım. Bedenimize ve zihnimize doğal olanı vermekle kendimizi daha sağlıklı kılabileceğimize inanıyorum ve bunun en doğru ve sağlıklı olanının da GDO’suz ürünleri ekolojik pazarlardan alarak olacağını düşünüyor ve bunu uyguluyorum. Örneğin alerjilerinizi düşünün; sonbaharda artan yabani ot polenlerinden dolayı yine bu mevsimde birçok insanda alerjik semptomlar sıklıkla görünmeye başlıyor. Bu tip rahatsızlıkları doğru ve zamanında beslenerek azaltabileceğinizi biliyor muydunuz?

Yaprakların sararmaya başladığı, sıcak günlerin kendini serin hatta buz gibi gün ve gecelere bıraktığı, yatağımıza artık battaniye, yorgan sermeye başladığımız bu günlerde kimileri de kapılarının pencerelerinin ardında yabani ot (özellikle de yakupotu) polenlerinden uzak kalmaya çalışıyorlar. İklim değişikliği sonucunda artan ısı ve karbondioksit miktarından dolayı yaşam savaşı veren bitkilerin polenlerini daha etkili ürettiği söyleniyor. Eylül sonuna kadar süren bu tip alerjilerin bu sene ekim sonuna kadar etkili olacağını da belirten doktorlar, bu etkilerden ekolojik pazara yapacağınız küçük bir gezi ve doğru alışveriş ile kurtulabileceğinizi söylüyorlar. İşte size ekolojik pazardan yapacağınız alışveriş listesi ve yararları:

living-allergy-foods-380-broccoli

Brokoli

Bu eşsiz sebze alerjinizi dindirmede etkili rol oynar. Alerji semptomlarını hafifleten turpgiller familyasına ait olması sebebi ile C vitamini sayesinde tıkanmış olan sinüsleri açar. Doktorlar alerji semptomları hafifletmek için günlük 500 mg C vitaminini yeterli bulurken, küçük bir fincan çiğ brokolide 80 mg civarında C vitamini bulunmakta.

Lahana

Bol bol yenmesi gereken bir sebze olmasının ötesinde aynı brokoli gibi yine turpgiller familyasından olan lahana, içeriğindeki A vitamini yüklü karotenoid ile alerji semptomlarını iyileştirir. Yapılan bazı araştırmalar sonucuda A vitamini eksikliğinin astım ve alerji problemlerine yol açtığı belirlenmiş.

Karalahana

Lahanaya benzer özelliklerinden dolayı karalahana da yine karotenoid gibi fitokimyasal içeriğinden dolayı alerji ile ilgili sıkıntılarınızı hafifletir. Yaprakları ne kadar koyu renkte ise içeriğindeki karetenoid de o kadar çoktur. Pişmesi biraz zaman alır. Vücudun besin değerlerini emebilmesi için 20 dakikadan bir saate kadar pişme süresi gerekir. Aynı zamanda suyunu da çorba, pilav veya türlü yapmak için kullanabilirsiniz, böylelikle gıda değerlerini sonuna kadar kullanmış olursunuz.

onion

Sarımsak ve soğan

Sarımsak ve soğan kuersetin denilen antihistaminik görevini üstlenen gizli bir silah ile doludur. Kuersetin aynı zamanda C vitamini gibi davranma özelliğine de sahiptir böylelikle tıkalı burun gibi alerjik enflamasyonları da bastırabilir. Ancak kuersetinin vücut tarafından emilmesi o kadar da kolay değildir. Her ne kadar sarımsak ve soğan yemek çok yararlı ise de, eğer alerjiniz çok kuvvetli ise günlük 400-500 mg kuersetin takviyesi almanız işe yarayabilir.

Balkabağı

Brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzeler gibi balkabağında da alerji semptomlarını hafifletmekte etkili A vitamini şeklinde karotenoidler mevcuttur. Deneyiminiz sadece kabak tatlısı ile sınırlıysa, çorba ve türlülerde de denemenizi tavsiye ederim.

Havuç

Alerji problemlerinize çare olabilecek başka bir sebze de yine beta karoten zengini havuç. Çiğ olarak yemek yerine hafif buharda pişirdiğinizde ya da çok az zeytinyağında sotelediğinizde vitamin değerlerini daha çok alma imkânınız olur.

Kereviz

Kereviz C vitamini ve anti enflamatuar bileşimleri açısından zengin olduğundan, sadece alerjilerinizle mücadele etmekle kalmaz aynı zamanda yüksek tansiyon ve kronik ağrılarınıza karşı da etki gösterir. İçeriğindeki besin değerlerine hem çiğ hem pişmiş olarak yediğinizde aynı miktarlarda ulaşabilirsiniz. Ayrıca kereviz sapı ve yapraklarını da kullanmaya lütfen özen gösterin. Çorbalarınıza ve türlülerinize bu sapları dilimleyerek ekleyebilirsiniz.

nettle

Isırgan Otu

Isırgan otu bir sebze veya özellikle sonbahara ait bir baharat olmamasına rağmen, alerji semptomları tedavini ısırgan otundan bahsetmeden geçemezdim. Alerji semptomları sırasında oluşan iltihaplanmayı bastırmakta ısırgan otunun üzerine yoktur. Alerjik reaksiyon yaşarken vücudun ürettiği histamin denilen kimyasaldan bulunur ısırgan otunda ve işte bu yüzden ısırgan otu vücuda doğal tolerans sağlatmış olur. Ancak uzun süreli kullanımı vücudunuzun ihtiyacı olan potasyum deposunu tüketir..

Alerjiye iyi gelen çorba tarifi

Hastalandığınızda bir tas sıcak çorbadan daha iyisi yoktur. Gripseniz bu çorba genelde tavuk suyu çorbasıdır, ancak bitki uzmanlarından Prof. James Duke’un hazırladığı bu çorba alerji semptomları için birebir.

Bir soğanı (kabuğuyla) ve bir diş sarmısağı bir tencerede kaynatın. Bir kahve fincanı ince doğranmış maydanoz ve çuha çiçeği kökünü ekleyin. Beş dakika boyunca kaynattıktan sonra bir kahve fincanı dilimlenmiş ısırgan otu yaprağı ve ve bir kahve fincanı dilimlenmiş kereviz sapı ekleyin ve 10 dakika boyunca kaynatın. Yemeden önce soğan kabuklarını çıkarın ve sıcakken çorbanızı çin. Üzerine şarap sirkesi, karabiber, acı kırmızı biber, zerdeçal, köri tozu veya kereviz çekirdeği ile tatlandırabilirsiniz.

Uzak durmanız gerekenler

Gıdalar mükemmel birer doğal alerji tedavisi olabilirken bazıları da yaşadığınız alerjik semptomları arttırma özelliğine sahip olabiliyor. Bu durumda eğer sonbaharda alerji yaşıyorsanız aşağıdaki listede bulunanlardan uzak durmanız gerekir.

Elma, muz, kavun, karpuz, salatalık, kabak, papatya çayı, ekinezya, bal ve fındık.

Bu arada son söz olarak; her zaman olduğu gibi bol bol su içmeyi sakın ola ihmal etmeyin…

 

Yeşilist bundan böyle okuyucularının desteğiyle ayakta kalacak.
Siz de Yeşilist’i beğeniyorsanız bize Patreon’dan destek olun.
Yeşilist Patreon Destek Ol


Nil Kayarlar Sarrafoğlu

1969 yılında doğdum. Aklım başıma geldiğinde ailemden sonra ilk doğayı sevdim. Taşı toprağı, çiçeği ve hatta böceği... Okudum, çalıştım ve büyük şehirlerde yaşadım. Dünya üzerinde doğanın en uzak yerlerine de gittiğim ve kaldığım zamanlar oldu, işte o zamanlarda kendimi çok iyi hissettim,. Döndüm dolaştım şimdi yine şehirdeyim. Bu sefer 4 yaşında bir oğlum var, onu doğanın içinde büyütmeye çalışıyorum, hafta sonları kaçıyoruz şehirden küçük köyümüze. Mutluyuz böyle şimdilik. Anne olduktan sonra dünyayı kurtarmak için ille de büyük kahraman olmak gerekmediğini anladım, anne olmak yetiyormuş! Atık yönetimi, enerji tasarrufu ve sağlıklı beslenme gibi konulara önem veriyoruz evimizde. Payımıza düşeni ve mümkünse daha fazlasını yapmaya gönüllüyüz ailece de. Yeşilist kanalı ile sesimi duyurabildiğim için mutluyum.

Bir cevap yazın

Daha fazla Gıda, Hayat, Kişisel Bakım, Yeme İçme
Su yönetimi

Su sorununu ancak ekonomik bir çözümle çözebiliriz.

Kapat